Suçlu akran ve arkadaşlara sahip olmak suça sürüklenme ile yüksek korelasyon
göstermektedir. Akranları norm dışı davranış gösteren çocuklar da norm dışı davranmaya
eğilimlidir. Akran grupları ergenlik çağında olumlu etkilere de sahiptir, bir şekilde
çocukluk ve gençlik çağında akran grupları kişinin hayatında etkilidir. Ergenlik dönemi
suçları çoğunlukla tek başına işlenen suçlar değil grup ile işlenen suçlardır. Bu grup
çocuğun veya gencin içinde bulunduğu arkadaş çevresidir. Ergenliğin başlarında yaklaşık
dört kişilik gruplarda suça karışma yaygın iken, ergenliğin sonlarında bu rakam iki veya
üç olarak azalmaktadır. Çocuk veya gencin işlediği suç türü, önceki gruplarında
karıştıklarından farklılaşıp son katıldığı grup davranışı ve suç türüne uyumluluk
göstermektedir. Bu bulgu, çocuk ve gençlerin akran ve arkadaş gruplarından ne kadar
etkilendiklerini göstermektedir. Çocukluk ve gençlik döneminde edinilen sosyal çevrenin
etkisi bu kişilerin yetişkinlik yaşamlarında doğrudan ve dolaylı olarak varlığını korur
(Eassey ve Buchanan, 2015).
Ergenlik döneminde suça karışmış bireylerin çevrelerindeki insanlarla olumlu
etkileşimler içinde olmaları önemlidir. Çocuğun çevresi genellikle aile üyeleri, akranları
ve okul ve mahalle ortamından tanıdığı kişilerden oluşmaktadır. Suç işlemiş akranlarıyla
vakit geçirmenin çocuk ve gençleri suça sürüklediği bilinmektedir. Bu nedenle, toplumsal
çevrelerinde olumlu etkileşime girecekleri insanların desteği, bu çocukların suç işlemiş
akranlarıyla geçirecekleri zamanı da azaltmaktadır. Aynı zamanda, olumlu toplumsal
etkileşimler yoluyla ergen, olumlu akran bağları kurmakta ve öz güven geliştirmektedir
(Smith ve diğerleri, 2016).
Çocuğun çevresi ile kurduğu olumlu ilişkiler çocuk için güvenli bir sosyal ağ
oluşturmaktadır. Belirli bir toplumda yaşayan ve çalışan insanlar arasında, bu toplumun
etkili bir şekilde işlemesini sağlayan ilişki ağları bulunmaktadır. Sosyolojide bunun için
“sosyal sermaye” kavramı kullanılmaktadır. Sosyal sermaye ile suç arasındaki ilişkiyi
tespit etmeye yönelik olarak gerçekleştirilen sosyolojik bir tezde (Altun, 2011), üniversite
öğrencileri ile çocuk ve genç hükümlülerden oluşan iki grup sosyal sermaye bileşenleri
açısından anketlere verilen cevaplar kullanılarak karşılaştırılmıştır. Anket, 469 üniversite
öğrencisi ve 262 hükümlü çocuk ve genç ile gerçekleştirilmiştir. Karşılaştırmada, iki grup
arasında önemli farklılıklar bulunmuştur. Bu çalışmada, sosyal sermaye bileşenleri
ortalamaları hükümlülerde daha düşük çıkmıştır. Suça karışma ihtimali sosyal sermaye
62
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle