hükmü giydiren kişilerin bakış açısından büyük ihtimalle farklı olacaktır” (Becker, 2013, s. 36-37). Öyleyse, suç ve sapma üzerine yapılacak çalışmalarda söz konusu davranışa dair bireysel algılar da dikkate alınmalıdır. Kişi yasalarca tanımlanmış veya toplumda gücü elinde bulunduranlar tarafından kabul görmüş kurallara aykırı davranabilir. Bu durumda suçlanan kişi kabul etmediği ve kendisine dayatılan kurallar yüzünden sapkın veya suçlu olarak etiketlenir. Becker’ın etiketleme kuramına başka bir katkısı sapkınlık türlerini tarif etmesidir. Sapkınlık türleri, itaatkâr, pür sapkın, mesnetsiz suçlanan (sapkın olarak algılanıp itaatkâr davranış sergileyen) ve gizli sapkın (kural ihlal eden davranış sergileyen ama sapkın olarak algılanmayan) olarak sıralanmıştır (2013, s. 42). Bu dörtlü tanım, suç işlediği halde ceza ve damgalanmadan kurtulmaya ve suç işlemediği halde cezalandırılan ve damgalanarak toplumdan dışlanma durumuna açıklık getirmiştir. İtaatkâr tip, kurala uyan ve de öyle algılanandır, pür sapkın ise kurala uymayan ve sapkın olarak algılanandır. Diğer iki ihtimal, yani mesnetsiz suçlanan ve gizli sapkının durumu, daha ilginçtir. Mesnetsiz suçlamalarda kişi yapmadığı bir şeyi yapmış olmakla itham edilir. Bu durum bazen kişilerin yargı ve delillerle korunduğu mahkemelerde bile ortaya çıkabilir. Diğer uç durum gizli sapkınlıktır. Uygun görülmeyen bir davranışın kimse farkına varmadan kişi tarafından bir veya çok kez gerçekleştirilmesidir. Çoğu eşcinselin veya uyuşturucu bağımlısının bu durumlarını kendileriyle aynı aktivitede bulunmayan tanıdıklarından gizledikleri bilinmektedir. Bu çapraz sınıflama ile elde edilen dört kuramsal sapkınlık aynı gibi görünen ama farklı olan olguların anlaşılmasını sağlar. Art niyet gütmeden bir çeteye katılan bir çocuk bir gün bu çeteyle birlikte tutuklanabilir. Suç istatistiklerine suçlu olarak geçecek bu çocuk için resmi istatistiklere bakılarak yapılacak araştırmacı yorumu hem çocuk hem de çetenin asıl suçluları için yeterli ve geçerli olmayacaktır (Becker, 2013, s. 42-43). Sapkın davranışın sebebini açıklamada Becker (2013) iki model ortaya koymuştur. Eş zamanlı model davranışın birçok sebebe bağlı olarak eş zamanlı ortaya çıktığını varsayar. Ardışık modele göre ise davranış çeşitli ardışık aşamaların gerçekleşmesiyle ortaya çıkar. Becker, sapkınlık üzerine yapılmış olan tüm çalışmaların sapkınlığı patolojik bir davranış olarak görüp, bu ‘hastalığın kökenlerini’ bulmaya çalıştıklarını belirtir. Örneğin çocukların suça sürüklenmesi üzerine bir çalışma çocuğun zeka derecesi, yaşadığı alan, dağılmış bir aileden gelip gelmediği gibi değişkenlerin çocuğun suça 28

Hedef paragraf seç3