Yapısal İşlevselci Suça Sürüklenme Kuramları
Yapısal işlevselci kuramlar toplumu makro bir ölçekte inceler. Toplum, ortak
değerlere dayalı toplumsal normları benimseyerek standartlaşan ve dengeli bir sistem
oluşturan bir topluluktur. Yapısal işlevselci görüş kısımları birbirine bağlı olan
toplumsal sistemin dengeli bir bütün olma eğiliminde olduğunu kabul eder. Suç ve
sapma davranışının toplumsal işlevi ve birey veya grupların topluluk yapısındaki yeri
yapısal işlevselci suç kuramlarının konusunu oluşturur (Brown ve diğerleri, 2010;
Giddens, 2006; Haralambos ve diğerleri, 1995; Wallace ve Wolf, 2013). Bu bölümde
yapısal işlevselci suça sürüklenme kuramları altında ele alanın iki yaklaşım
incelenmektedir. İlk olarak, sapma ve suç olgularının toplumsal işlevine odaklanan
anomi ve gerilim kuramları değerlendirilecektir. Devamında alt kültür kuramları ele
alınmaktadır.
Anomi ve gerilim kuramları
İşlevselci görüş içerisinde Durkheim suç ve sapma olgusunu incelemiş
öncülerdendir. Durkheim insanların güç ve statü gibi isteklerine sosyal etkileşim yoluyla
ulaşabileceklerini ve dolayısıyla sosyal istek ve ihtiyaçların sosyal kontrol yoluyla
düzenlenmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Toplumlardaki ani değişim dönemlerinde
zayıflayan sosyal kontrol ortamının düzensiz ve kontrolsüz davranışlara yani “anomi”ye
yol açtığını söylemiştir (Burfeind ve Bartusch; 2011, s. 226). Durkheim’a (1982) göre suç
ve sapma toplumsal dengenin unsurlarındandır ve bu yönüyle toplumsal bütünleşmeye
hizmet eder. Durkheim’a göre ‘hastalık’ olmadan ‘sağlık’ın tanımı yapılamaz. Bu sebeple
toplumsal normlardan sapmalar nihai olarak kültürel norm ve değerleri doğrular. Ciddi
sapkınlıklara verilen ortak toplumsal tepkiler insanlar arası ahlaki bağları pekiştirir.
İlaveten, sapkın davranışa yönelen kişiler olağana getirdikleri alternatif ve değişim ile
toplumsal normların ve ahlakın sınırlarını genişletirler. Durkheim’a göre hem suç hem de
cezalar kaçınılmazdır ve toplumsal düzen için işlevseldir.
İşlevselci kuramın öncü düşünürü Durkheim’a ve takipçilerine göre suç ve sapma
nihai olarak toplumsal dengeye yönelmede toplumda dönüştürücü etki yapar. Örneğin,
dönemlerinde var olan sisteme göre suç veya sapma sayılan davranışlara yönelen liderler
önemli ve olumlu toplumsal değişimlere sebep olup yıllar bazen çağlar sonra kahraman
kabul edilip toplumca yüceltilebilmektedirler. Sapma Durkheim tarafından toplumsal
18