uygulanması ile bu kişiler toplum dışına itilip, etiketlenmektedir. Bu yönüyle bakıldığında “sapkınlık” kişiye içkin bir nitelik değil, toplumsal süreçlerin sonucunda kişiye giydirilen bir etikettir. Örneğin geçmişinde alkol problemi olan bir kişinin “alkolik” olarak adlandırılması ve bu nedenle iş bulamaması toplumsal süreçte kişinin etiketlenmesinin sonucudur. Özetle, suç ve sapma kavramlarını tanımlamanın güçlükleri vardır. Bunlar evrensel düzeyde üzerinde kolayca anlaşmaya varılacak kavramlar değildir. Temel olarak kabul gören ve görmeyen davranışların ayırt edilmesi düşüncesinden temellenen suç ve sapma kavramları toplumsal olarak belirlenmektedir. Farklı suç bilim yaklaşımlarına göre suç ve sapmanın tanımı çeşitlilik gösterir. Suç ve sapma kavramlarına ilişkin bu açıklamaların ardından bir sonraki bölümde suç olgusuna yönelik yaklaşımlara yer verilecektir. Sosyolojik suç kuramları daha sonra ayrı bir bölüm altında ele alınacağından takip eden başlık altında sosyoloji dışındaki çeşitli disiplinlerin suç olgusuna yaklaşımları kısaca değerlendirilmektedir. Suç Olgusuna Yönelik Yaklaşımlar Çocukların suça sürüklenmesini anlama çabası çocukların ve gençlerin neden suç davranışına karıştığının açıklanmasını içerir. Bu nedenselliği ve süreci açıklamada farklı disiplinler ve farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Suça sürüklenme karmaşık bir konudur ve bu davranış tek bir sebebe indirgenemez. Bazı sebepler kişinin kendisi ile ilişkilendirilirken, bazıları ise çevresel koşullar ve toplumsal etkiler ile ilişkilendirilir. Bu bölümde, sosyoloji disiplini dışında yer alan yaklaşımlardan klasik görüş, biyolojik ve psikolojik pozitivizm akımları kısaca ele alınmaktadır. Klasik görüş yani klasik suç bilimi, 1789 Fransız İhtilali öncesi uygulanan hukuk ve ceza sistemine tepki olarak doğmuştur. Fransız İhtilali’ne kadar Avrupa’da sadece krallığa, devlete ve kiliseye karşı suçlar vardı ve yazılı bir ceza kanunu yoktu. Klasik ekole göre suç failleri bilerek, isteyerek ve suç davranışlarının sonuçlarını tartarak suç işlerler. Klasik ekolün en önemli iki temsilcisi Cesare Beccaria ve Jeremy Bentham’dır. Faydacı ekole dayanan düşünceden çıkarımla Bentham ve Beccaria’ya göre insanlar gelecekteki zevk ve acı olasılıklarını tartarak acıdan kaçar ve haz veren davranışları tercih eder. Bu düşünceye göre, eğer cezanın acısı suçtan alınan hazdan daha güçlü olursa suç 11

Hedef paragraf seç3