Üçüncü bölüm suç olgusuna yönelik sosyolojik kuramların incelendiği bölümdür.
Başlıca sosyolojik kuramlar ortak özelliklerine göre üç alt başlık altında toplanmıştır. İlk
olarak çatışmacı suça sürüklenme kuramları yer almaktadır. Çatışmacı kuramlar suç
olgusunu sınıf çatışmaları ve dengesiz güç dağılımı çerçevesinde incelemektedir. İkinci
sırada yapısal işlevselci suça sürüklenme kuramları tartışılmaktadır. Bu görüşte, toplum
dengeli bir bütün olarak görülür ve suç/sapma toplumsal işlevi olan olgulardır. Bu
kısımda, öncelikle suç çalışmalarına zemin hazırlayan Durkheim’ın “anomi” kavramı
konu edilmektedir. Ardından, tarihsel olarak geniş bir zaman diliminde gelişim ve
değişim gösteren gerilim kuramı ele alınmaktadır. Alt kültür kuramları da yapısal
işlevselci başlık altında değerlendirilmiştir. Üçüncü olarak da sembolik etkileşimci suça
sürüklenme kuramlarına yer verilmiştir. Etiketleme kuramı, etkisizleştirme kuramı ve
sosyal kontrol ve bağ kuramı bu alt başlık altında incelenmektedir. Sembolik etkileşimci
görüşte toplumsal etkileşim süreçleri üzerinde durulmaktadır. Bu görüşe göre suç
toplumsal olarak inşa edilmektedir. Üç başlık altında toplanan sosyolojik suça
sürüklenme
kuramları
her
bölüm
sonunda
fenomenolojik
bakış
bağlamında
tartışılmaktadır.
Çalışmanın dördüncü bölümünde suça sürüklenen çocuk olgusu incelenmektedir.
Öncelikle, çocuk, çocuk suçlu ve suça sürüklenme kavramları tanımlanmakta ve
tartışılmaktadır. Ardından, Türkiye’de suça sürüklenen çocukların durumuna ilişkin
sayısal veriler ele alınmaktadır. Devamında çocukların suça sürüklenmesinin
belirleyenleri güncel literatür üzerinden incelenmektedir. Bu belirleyenler yaş, cinsiyet,
aile, etnik kimlik, yoksulluk, toplumsal ilişkiler ve sosyal çevre alt başlıkları altında
tartışılmaktadır. Dördüncü bölüm suça sürüklenmeye yönelik bazı fenomenolojik
çalışmaların değerlendirilmesi ile son bulmaktadır.
Beşinci bölümde araştırmanın metodolojisi yer almaktadır. Araştırmanın amacı
suça sürüklenen çocukların deneyimlerini anlamak ve açıklamaktır. Bu amaca uygun
olarak nitel araştırma geleneği içinden, öznelerin deneyimlerini ve bu deneyimleri nasıl
anlamlandırdıklarını konu edinen fenomenoloji seçilmiştir. Fenomenoloji hem bir felsefe,
hem de bir yöntemdir. Bu bölümde öncelikle fenomenolojik sosyoloji ele alınmakta,
ardından fenomenolojik metodoloji açıklanmaktadır. Araştırmanın amacı ve araştırma
sorularına yer verilmiştir. Ardından çalışma grubu ve alan seçiminin nasıl şekillendiği ele
5