anlamak ancak bizatihi suça karışarak cezai yaptırımla karşılaşan kişilerin yaşam
deneyimlerine ulaşmakla mümkündür.
Bu bağlamda suça sürüklenmenin konu edildiği bu çalışmada, bir fenomenin
“öz”üne ulaşmanın hedeflendiği fenomenolojik metodoloji esas alınmıştır. Bu çalışmanın
en temel özgünlüğü, fenomenolojik nitel araştırma yaklaşımı ile çocukların suça
sürüklenme deneyimlerini onların bakış açısıyla anlamaya çalışılmasıdır. Nitel
araştırmalar içinde, fenomenolojik metodoloji, sadece araştırmada seçilen bir yöntem
veya yöntemler toplamı değil, izleri araştırmanın tüm bölümlerinde kendini hissettiren bir
bakış açısıdır. Bu, tezin amaç cümlesinden başlayıp, kuramsal bakış açısına, araştırma
yöntemine ve tüm araştırma sürecine etki etmektedir. Örneğin suç olgusunu anlamayı
hedefleyen fenomenolojik bir çalışma suçu varlığı kabul edilen bir gerçeklik olarak
almaz. Pozitivist paradigmadan bu yönüyle oldukça farklılık gösterir. Pozitivizme göre
suç var olan, varlığı araştırmaya başlarken daha araştırmacı tarafından bir sorun, bir
gerçeklik olarak ele alınan bir olgudur. Fenomenolojik metodoloji ile şekillenen
çalışmalarda araştırmacı suçu bir gerçeklik, bir sorun, dışarda kendiliğinden var olan bir
olgu olarak baştan kabul ederek yola çıkmaz. Fenomenolojik olarak suç, zaman, mekan,
kişi ve ilişkiler toplamında inşa edilen bir fenomendir. Fenomenojik çalışma yürüten bir
araştırmacının görevi, o fenomeni deneyimlemiş bireylerin femonene yükledikleri anlamı
bulmaktır.
Adalet Bakanlığı’ndan alınan özel izin ile gerçekleştirilen bu çalışmada denetimli
serbestlik aşamasında hükümlü olan suça sürüklenmiş çocuklara ulaşılmıştır.
Fenomenolojik yaklaşım üzerine kurulu olan bu çalışma, bir veya birkaç suçtan çocuk
olarak yargılanmış, sonrasında hükümlü olarak cezaevinde kalmış ve denetimli serbestlik
aşamasında infazları devam eden yirmi genç ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılarla
derinlemesine mülakatlar yapılmıştır. Katılımcıların tamamı 18 yaş altı suç işlemiş
çocuklardır. Suça sürüklenmiş ve cezaevi mahkumiyeti yaşamış bu çocuklar,
görüşmelerin yapıldığı tarihte 18 ve 25 yaş aralığındadır. Bu tez ile, suça sürüklenmiş
çocuk ve gençlerin suça dair algıları ve deneyimleri tespit edilmiş, suç öncesi ve sonrasını
da kapsayacak şekilde tüm süreç incelenmiştir. Bu çalışma, çocukların suça sürüklenme
deneyimlerini okuyucuya sunmaktadır.
Suça sürüklenmenin fenomenolojik incelenmesi bağlamında, araştırma soruları
şöyledir:
3