yardım görevlileri tarafından mahkeme birimlerine sevk edildiği İtalyan çocuk ceza mevzuatı kapsamında, uygulamada çocuk psikolojisi ön plandadır (Aydın, 2009). Küçükler için ıslah kurumları ıslah tesisleri olarak kurulmuştur. Suç riski altındaki çocuklar aktif olarak izlenir. Çocukların davaları çocuk mahkemesine gönderilmektedir. 14 yaşından küçük çocuklar, çocuk mahkemesinde cezai sorumluluk taşımamaktadır. Bu çocuklar için önleyici tedbirler alınmaktadır. Bu önlem çocuk 21 yaşına gelene kadar devam eder. Çocuğun ıslah edildiği sonucuna varıldığında, bir sosyal hizmet uzmanının gözetiminde 6 ay daha ihtiyati karar uygulanır ve ardından ihtiyati tedbir kaldırılır. Çocuğun yaşı 14 ile 18 arasında ise itiraz etme yetkisine sahip olduğuna dair adli rapor alınması zorunludur. Buna ek olarak, çocuk mahkemesi, raporun aksine, çocuğun itiraz etme yetkisine sahip olmadığı sonucuna da varabilir. Suçun sabit olduğu tespit edilse de ilk adli af ve erteleme gibi benzeri hafifletici uygulamaların çocuğa uygulanması beklenmektedir (Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, 2014). Eğitim Hakkı Kavramı Kişinin devletten kendisi için hizmet sunmasını isteyebildiği haklardan biri olması sebebiyle kamu hizmeti niteliği taşıyan eğitim hakkı, her insanın sahip olduğu sosyal bir haktır. Eğitim hakkı, 1948 yılında “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi”nin kabulüyle evrensel boyutta bir insan hakkı statüsündedir. Bunun sebebi de eğitimin insanın karakterinin bütüncül olarak gelişmesinde mühim bir rol üstlenerek insanların kendilerini gerçekleştirerek özgürleşmeleri ile direkt bağlantılı olmasıdır. Toplumsal ve siyasal hayata etkin bir şekilde katılabilen, temel hak ve özgürlüklerini içselleştirmiş, başkalarının haklarına da kendi haklarına duyduğu saygıyı duyabilen bireylerin varlığı eğitimle gerçekleşir (Akyeşilmen, 2014). Altunya (2003) bir “hak” olan eğitimin, başka hak ve özgürlüklerden etkilendiği, başka hak ve özgürlükleri de etkileyebildiği görüşüne sahiptir. “Hem bireyin hem toplumun gelişmesi, kuşkusuz herkese ilgi ve yetenekleri doğrultusunda eğitim görme hakkının sağlanmasına bağlıdır” (Karaman-Kepenekçi, 2012). Bu açıdan bir hak olarak eğitim, “yaşama hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü, seçme ve seçilme hakkı” gibi kullanılmasında bir ön koşul vazifesi gördüğünden diğer hakların kavranmasını uygulanmasını sağlar ve bu hakların korunması açısından önemli bir görev üstlenir (Akyüz, 2012). 30

Hedef paragraf seç3