trans mahpusların kontrolleri iyiden iyiye göz ardı edilmiş ve öncelikli olarak değerlendirilmemiştir. Dolayısıyla, uyum sürecine başlayan ve süreci devam eden trans mahpusların uyum süreçleri bir yıl süresince askıya alınmıştır. Uyum süreciyle beraber meme büyütme, burun-çene estetiği, ses inceltme gibi çeşitli operasyonlar da pandemi boyunca yapılamamıştır. Bu dönemde trans mahpuslar hormon ilacına erişimde sorun yaşadıklarını, revir doktorlarına reçeteli ilaçlarını yazdıramadıklarını, doktorlarla görüşemediklerini, hormon ilaçlarının yarattığı etkileri konuşamadıklarını aktarmıştır. Hastane ve mahkeme sevklerinden sonra kaldıkları hapishanelere geri dönen mahpuslar 14 gün karantina koğuşlarında kaldılar. Koğuş arkadaşlarından maddi ve sosyal destek alan LGBTİ+ mahpuslar hastaneye sevk olmak istemediklerini ve karantina koğuşlarında kalmak istemediklerini belirttiler. 14 gün boyunca karantina koğuşunda kalan LGBTİ+ mahpuslar, bu sürenin, karantina koğuşuna yeni gelen mahpuslar sebebiyle uzadığını da aktardılar. 2020 yılında da dönem dönem talepleri karşılanmayan, ameliyat olamayan mahpusların açlık grevine girdiği görülmüştür. İletişimde olduğumuz trans mahpusların cinsiyet uyum süreçleri ve bu süreçte sağlık hakkına erişirken karşılaştıkları engeller derneğimiz tarafından idari başvurular yoluyla kurumlara aktarılmış başvurular takip edilmiştir. Tespit Edilen Vakalar 90 Tecridin mahpuslar üzerinde fiziksel ve ruhsal olarak ciddi olumsuz sonuçları bulunmaktadır. LGBTİ+ mahpusların güvenlik gerekçesiyle ayrı koğuşlarda veya tek başlarına tutulmaları, onları personelden kaynaklı kötü muameleye karşı daha açık ve kırılgan hale getirir. LGBTİ+ mahpusların yakınlarıyla ilişkileri, ailelerine ve yakınlarına açık olamamaları veya açıldıklarında reddedilmeleri sebebiyle, diğer mahpuslara göre daha sınırlıdır. Diğer LGBTİ+ mahpuslarla birlikte koğuşlarda tutulmayan, tek kişilik hücrelerde tecrit halinde tutulan LGBTİ+ mahpuslar için bu ilişkilerin devam edebilmesi çok daha önemlidir. LGBTİ+ mahpuslar aileleri, yakınları, avukatları ve mektuplaştıkları sivil toplum örgütlerine alınan pandemi önlemleri sebebiyle erişememiş, dışarıdan bilgi alma yolları bu süreçte fazlasıyla aksamıştır. Mahpuslar, sivil toplum örgütlerine gönderdikleri mektuplara el konulduğunu düşündüklerini ve bu mektupların akıbetlerine dair bilgi edinemediklerini aktarmışlardır. Mahpusların aile ve yakınlarıyla görüşebildikleri açık görüşlerin durdurulması ve kapalı görüşlere saat sınırlamasının getirilmesi, tecritte tutulan LGBTİ+ mahpusların halihazırda sınırlandırılmış sosyal etkileşimlerini daha da kısıtlamıştır. Salgının etkileri konusunda bilgiye erişememek ve bu süreçlerin yarattığı belirsizlikler LGBTİ+ mahpusların kaygı durumlarını da fazlasıyla artırmıştır. Tek başlarına tutulan LGBTİ+ mahpuslar için bu süreç psikolojik olarak çok daha zor geçmiştir. 90 LGBTİ+ mahpusların hapishane koşullarını daha detaylı incelemek için bkz. Demirbaş H.B. (2018), Türkiye’de LGBTİ Mahpus Olmak, TCPS Yayınları ve Demirbaş H. B, Sağlam D. (2020), Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği Yıllık Rapor 2019. 61

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle