4.2. İşkence ve Kötü Muamele Salgının ilk günlerinde bazı ülke hapishanelerinde mahpuslar sağlık koşullarının iyileştirilmesi, hijyen 60 önlemlerinin artırılması, iyi besine ulaşabilme talebiyle ayaklandılar ve çeşitli eylemlerde bulundular. Hapishane idarelerinin yönetimsel kararları ve salgının yol açacağı etkiler mahpusları kaygılandırmış, bu nedenle kaldıkları 1 hapishanelerden kaçmaya çalışmışlardır. Türkiye’de de mahpuslar salgın sebebiyle haklarına erişememelerine yönelik eylemlerde bulunmuş ve açlık grevine girmişlerdir. İnfaz koruma memurlarının vardiyalı çalışma sistemine geçmeleri, evleri yerine misafirhane ve yurtlarda kalmaları hapishanelerdeki personel sayısının azalmasına sebep olmuştur. Personel sayısı azalsa da hapishanelerdeki çalışma sistemi değişmemiş, kalan ve çalışan personelin iyi hallerini koruyarak çalışmalarını gözetecek bir önlem alınmamıştır. Mahpuslarla iletişimlerini devam ettiren tek görevlinin infaz koruma memuru olması hem mahpuslar hem de kendileri için bulaş ihtimali taşıyan durumlardan kaçınmayı zorunlu kılmıştır. İnfaz koruma memurlarının tüm bu süreçte stresli ve kaygılı olduğu aktarılmış, mahpuslar yoğun olarak infaz koruma memurları tarafından kötü muameleye uğradıklarını, sözlü ve psikolojik şiddetin pandemide arttığını belirtmişlerdir. Mahpusların pandemi döneminde şikayetlerini yalnızca infaz koruma memurlarına aktarmaları, şikayet mekanizmasının fiili olarak kullanılamamasına sebep olmuştur. İnfaz koruma memurlarına yönelik açılan soruşturmaların sonuçsuz kalması, bu başvurulara gelen cevaplarda hak ihlali tespit edilmemesi fiziksel, sözlü ve psikolojik şiddetin sıklıkla kullanılmasının önünü açmıştır. Disiplin Cezaları COVID-19 salgınının başladığı ilk aylardan 2020 yılının sonuna kadar disiplin cezaları, öncesinde de olduğu gibi keyfi gerekçelerle verilerek mahpuslar için ikincil bir cezalandırma yöntemi olarak kullanılmaya devam etmiştir. Mahpuslar, disiplin cezaları ile tehdit edilmeleri sebebiyle hak ihlallerini aktaramamış, CİSST’e başvuran mahpuslar kimliklerini gizli tutmak ve şikayet başvurularının anonim olarak yapılmasını istemişlerdir. Cezaların özellikle iletişim hakkına yönelik olması ve pandemi döneminde bu cezaların ertelenmeyip uygulanması, mahpusların dış dünya ile bağlarının tamamen kopmasına neden olmuştur. İKM’lerin mahpusları disiplin cezası ile tehdit ettikleri, bu şikayetleri sonuçlanmayan ve sorunları çözülemeyen mahpusların bireysel ve grup olarak açlık grevine girdikleri görülmüştür. Açık hapishanelerde kalan mahpuslar, yaşadıkları sorunları aktarmak istediklerinde kapalı cezaevlerine gönderilmekle tehdit edilmişlerdir. Bu süreçte izleme kurullarının hapishaneleri ziyaret edememeleri ve içeride izleme yapamamaları, hak ihlallerinin ve şikayetlerin çözümlenemeyeceği fikrini güçlendirmiş; mahpuslar baskı hissetmelerine karşın başvuru yapmamayı ve karşılaştıkları ayrımcılıkları sivil toplum örgütlerine aktarmamayı tercih etmişlerdir. 60 https://cdn.penalreform.org/wp-content/uploads/2020/07/Coronavirus-briefing-July-2020.pdf Erişim Tarihi: 13.05.2021 33

Hedef paragraf seç3