Doğan Cüceloğlu (1996), Kohlberg’in ahlaki gelişim kuramının gelişmini gösteren
çizelgenin ise yedi aşamadan oluştuğunu söyler (Cüceloğlu, 1996; Kohlberg & Elfenbein, 1975;
Walker, 1980). Çizelge 2.1’de gösterildiği biçimde altı aşama olmakla birlikte yedinci aşamanın
Kutsallıktan Kaynaklanan Ahlak Anlayışı’nın varlığını ifade eder. Bu anlayış, insanın evrensel
düzenin parçası olduğu, yaratıcıyla bağlılığın kalbi alemde sınırsız birliğidir. Bu sebeple
Mevlana’nın ‘Gel ne olursa olsun gel, evimiz gönül evimizdir, herkese açıktır’ anlayışıyla insanın
varlığının üstünde evrensel bir düzenle uyum, yaşamla uyumdur.
Her çocuğun sosyal ve kültürel çevresine bağlı olarak bireye özgü gelişen aşamalar,
çocuğun yaşam koşulları içinde farklılaşarak oluşmaktadır. İçinde yaşanılan toplum, evrensel
hiyerarşik basamakları kapsayan ahlâkî gelişimi hızlandırabilir, yavaşlatabilir ya da tamamen
durdurabilmektedir (Argyle, 2005; Çiftçi, 2003; Meadow, Meadow, & Kahoe, 1984).
Sosyal ve Duyusal (Psiko-sosyal) Gelişim
On iki - on sekiz (12-18) yaş arasında sosyal ve duygusal gelişimi; özdeşleşme (kimlik
statüsü) ve arkadaşlık kavramı olarak iki ana başlık altında (Cüceloğlu, 1996);
-
Benlik arayışı (Harter, 2012),
-
Kimliğe karşı rol karmaşası (Erikson, 1994; Marcia, 2010),
-
Aile-genç ilişkisi, akranlarının rolü ve flört ilişkileri (Von Tetzchner, 2018),
-
Oyun oynama (Smith & Lillard, 2012)
-
Dijital dünyanın keşfedilmesiyle yakın sosyal çevrelerinin parçası olmayan
kurgusal gerçekliğin deneyimlenmesi ile iletişim ağının genişlemesi (Hastings et
al., 2009; Rideout, 2012) gibi yönlerden ele alınabilir.
Marcia, yaşanacak krizin varlığı veya yokluğu ve buna bağlı verilecek karara göre
özdeşleşme (kimlik statüsü) kavramını dört basamaklı bir kuramda tanımlar (Adams, 1995;
Cüceloğlu, 1996; Josselson, 1987) Basamaklar birbirini ardına gelişir ve her birey dört basamağı
tamamlar diye düşünülemez.
-
Dağınıklık (moratorium): kriz ve karar süreci aşamasından yoksundurlar.
Seçenekleri gözden geçirmediği ve seçim yaparak kendini özdeşleştirdiği bir
karara bağlılık gösteremezler.
-
Körü-körüne bağlılık (foreclosure): anne-babanın karar verme süreçlerini kendi
bağlantılarıymış gibi benimser. Kendi görüşlerini sorgulama olmadan anne-baba
değerlerine körü körüne bağlılık vardır.
-
Askıya almak (diffusion): İnandığı değer ve kararların gözden geçirilmesi,
bağlanma arayışı krizleri görülür. Bu arayış sürecinde kendini havada hisseder.
8