48
EĞİTİM REFORMU GIRIŞIMI
SONUÇ YERINE
Eğitim İzleme Raporu 2020: Öğrenciler ve Eğitime Erişim dosyasında, MEB hedefleri ve
verileri ile sahada yürütülen çalışmalar çerçevesinde öğrencilerin eğitime erişimi
kapsayıcı eğitim bağlamında değerlendiriliyor. Mevcut veriler geçmiş yıllarda
yayımlanan veriler ve paylaşılan bulgularla karşılaştırılıyor. Bununla birlikte COVID-19
salgınının öğrencilerin eğitime erişimine etkisi ele alınıyor.
Eğitime erişime ilişkin veriler, alanda yürütülen çalışmalar ve MEB’in hedefleri
çerçevesinde, geçmiş yıllara göre yaşanan değişim de ele alınarak değerlendiriliyor. Bu
bağlamda okulöncesi, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kademelerinde okullulaşma
verileri cinsiyete ve bölgeye göre farklar da kapsanarak ele alınıyor. Devamsızlık, sınıf
tekrarı, eğitimden erken ayrılma ve açıköğretim verileri değerlendiriliyor. Bu bölümde
okulöncesi dönemine ayrıca ağırlık veriliyor. İlk bölümün sonunda tüm çocukların
eğitime erişimi COVID-19 etkisi dikkate alınarak tartışılıyor ve MEB’in Dünya Bankası
finansal desteğiyle yürüttüğü projenin detayları ele alınıyor.
Okulöncesi eğitime erişimde önemli çalışmalar yürütülmekle birlikte cinsiyete ve
bölgelere göre farklılaşma devam ediyor. Artış eğilimi devam eden toplum temelli
kurumların MEB’in geliştirdiği kalite standartlarını uygulaması ve etkili bir mekanizma
kurularak izlenmesi gereksinimi devam ediyor. COVID-19’un en çok etkilediği
kademelerden biri olan okulöncesine yönelik alternatif programların hız kazanması
önemli olmakla birlikte henüz tüm çocuklar kapsanamıyor. MEB ve UNICEF işbirliğinde
başlatılan Erken Çocukluk Eğitiminde Kalite ve Erişimin Arttırılması Operasyonu Projesi
bu anlamda önemli bir uygulama olarak değerlendirilebilir. İlkokul ve ortaokulda eğitime
erişim hedeflerinin başarılı olması ve kızlarla oğlanlar arasındaki farkın kapanması
önemlidir. İlgili kademelerde hâlâ eğitime erişimi olmayan çocukların hedeflenmesi
COVID-19 sürecinde çok daha önemli hale geldi.
Ortaöğretim kademesinde de cinsiyete ve bölgelere göre farklılaşma devam ediyor.
Açıköğretim lisesi seçeneği olmasına karşın, ortaöğretimde net okullulaşma oranı hâlâ
%100’den oldukça uzaktır. Açıköğretimdeki çocuk oranının azaltılması hedefi önemlidir
ve 2019-20 eğitim-öğretim yılında öğrenci sayılarında görülen azalma bu bakımdan
dikkat çekicidir. Okullulaşma verileri devamsızlık, sınıf tekrarı ve eğitimden erken
ayrılma göstergeleriyle birlikte değerlendirildiğinde bütüncül bir tablo sunuyor. Bu
sorunlara yönelik yapılan çalışmalar sonucunda ilgili göstergelerde önceki yıla göre
düşüş görülüyor. Bu kapsamda MEB tarafından başlatılan yeni projelerde belirli
ölçütlerin dikkate alınması (önceki deneyimlerden yararlanılması, projeyi yürüten ekibin
çocuk hakları, ayrımcılıkla mücadele, toplumsal cinsiyet eşitliği vb. kritik konularda
güçlenmesi gibi) önemli görünüyor. Bu sorunlarla mücadele eden çalışmalarda hem
öğrencinin çeşitli sebeplerle okul dışına “itilmesine”, hem de öğrencinin okul dışına
“çekilmesine” odaklanılması yararlı olacaktır.
Dünya Bankası uzmanlarının değerlendirmelerine göre en yoksul sosyoekonomik dilimde
yer alan öğrenciler ile en varlıklı sosyoekonomik dilimde yer alan öğrencilerin arasında
var olan yaklaşık 2 yıllık eğitime eşdeğer farkın, COVID-19 nedeniyle okulların
kapanmasına bağlı olarak artması riski bulunuyor. COVID-19 etkisiyle derinleşen fırsat
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle