20
EĞİTİM REFORMU GIRIŞIMI
Öğretmenler süreci yönetirken iletişim becerileri, teknolojiyi kullanma, ikna kabiliyeti,
zaman yönetimi, çok yönlü bakış açısı, oyunlaştırma, yaratıcı düşünme, kriz yönetme,
çocukları tanıma, araştırma, empati, problem çözme, çözüm odaklılık, materyal
geliştirme, drama ve hikâye yazma becerilerinden yararlanmışlar. Çocukların ise
sosyalleşme, güven duygusu ve rehberlik, aile farkındalığı, internet ve donanım
gereksinimleri olduğu ifade edilmiş.
Öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik önerileri ise EBA TV’de okulöncesi programları
yapılması, canlı ders yapılması, bireyselleştirilmiş eğitim programlarına yer verilmesi,
küçük gruplar halinde çalışma, ailelerin sürece önceden hazırlanması ve süreç boyunca
desteklenmesi, EBA içeriklerinin zenginleştirilmesi, uzaktan eğitimin sağlıklı ve
güvenilir ölçme değerlendirme yapabilecek şekilde geliştirilmesidir. Alternatif uygulama
önerilerinin “seyreltilmiş ve hibrit eğitim senaryolarına benzer” olduğu, “evlere
yollanacak eğitim kitleri ya da hazırlanacak internet uygulamaları” olabileceği
belirtiliyor.37 Çalıştayda yer alan görüş ve önerilerin gerçekleştirilmesi okulöncesi eğitime
erişimi uzaktan ya da yüz yüze eğitim tasarımlarında güçlendirecektir.
Pandemi öncesi dönemde de öğrencinin eğitimdeki durumunu önemli ölçüde etkileyen
“ebeveynin eğitim durumu, evdeki kitap sayısı gibi pek çok sosyoekonomik” koşul
uzaktan eğitim sürecinde var olan eşitsizlikleri derinleştirdi. Pandemi sürecinde “okullar
arasındaki imkân ve öğrenme farklılıkları yerine evler aras��ndaki imkân ve öğrenme
farklılıkları daha görünür oldu.”38 Kırsal alanlarda yaşayan ve sosyoekonomik koşullar
bakımından dezavantajlı çocuklar gerekli donanım, internet, ailenin
hazırbulunuşluğunun olmaması, materyal eksikliği, senkron ders işleme yöntemlerinin
ilgili yaş grubu için uygulanabilir olmaması vb. nedenlerle uzaktan eğitim sürecine etkili
bir biçimde katılamadılar. Bu süreç eğitime erişim alanında belirli kademelerde sağlanan
başarıyı ve eğitimde fırsat eşitliğini oldukça olumsuz etkiliyor. EÇE hizmetlerinin eğitim
hayatının tamamına olan etkisi göz önünde bulundurulduğunda, oluşan risklerin
giderilmesi için okulöncesine, çocukların okul ortamında öğretmenleriyle yüz yüze
eğitim alabilmelerine önem verilmesi gerekiyor. Bu önemi sadece MEB’in değil, ilgili tüm
bakanlıkların ve toplumun da vermesi gerekiyor. Çocukların hane ortamlarında onların
gelişimlerini destekleyici araçların olması, ailelerin çocuklarını evde nasıl
destekleyebileceklerine yönelik erişilebilir eğitimlerin varlığı, pratik, somut bilgi ve
önerilerilerin paylaşılması ihtiyaçları bu dönemde daha görünür oldu. Salgın, iklim krizi,
deprem vb. acil durum koşullarında dahi nitelikli eğitim hakkının güvence altında
olması ve devam etmesi en kritik önceliklerden olmalıdır.
2023 Eğitim Vizyonu doğrultusunda 1 Kasım 2020 itibarıyla 36 ay süreli, önemli bir
proje uygulamaya girdi. MEB ve UNICEF işbirliğinde yürütülen Erken Çocukluk
Eğitiminde Kalite ve Erişimin Arttırılması Operasyonu Projesi, “dezavantajlı
topluluklardaki 0-6 yaş aralığındaki çocuklar için erken çocukluk eğitimi hizmetlerinin
kalitesinin ve bu hizmetlere erişimin artırılması”nı hedefliyor.39 Proje, Adana,
Ankara, Antalya, Aydın, Bitlis, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir,
Kastamonu, Konya, Manisa, Mardin, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon ve Van
illerinde uygulanacak. Projeyle en dezavantajlı topluluklardaki 0-6 yaş aralığındaki
çocuklara, ebeveynlere/bakıcılara, okulöncesi öğretmenlerine, okul müdürlerine ve
diğer EÇE hizmet sağlayıcılarına ulaşılması planlanıyor.
37
MEB, t.y.
38 Aktaş Salman, 24 Nisan 2020.
39 İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi Program Otoritesi, 2020a.