tutulmamıştır. Ama görüşmeler ortalama 70 dakika sürmüştür. Görüşmelerin içeriğiyle ilgili bulguların, araştırmanın amacı dışında kullanılmayacağı ve isimsoyisime yer verilmeyeceği konusunda katılımcılara bilgi verilmiştir. Verilen bazı bilgilerin tekrarlanmaya başlaması, nitel yöntemin uygulanabilmesi için dikkate alınan doyum noktasına ulaşıldığını düşündürmektedir. Yaş, aile yapıları, sosyo-ekonomik statüleri, göç deneyimleri gibi literatürde çocukların suça sürüklenmesinde etkili olan değişkenlerin, katılımcılar arasında farklılaşması da her bir alana ilişkin bilgilerin derinlemesine toplanmasını sağlamıştır. Araştırma deseni olarak ise “yaşam öyküsü” kullanılmıştır. Aynı zamanda veri toplama tekniklerinden biri olan yaşam öyküsü (Sığrı, 2018, s. 218) ile kişilerin olaylar ve durumlar hakkında kişisel deneyimleri kayıt altına alınmakta, bireyin açıklamaları ve yorumları üzerine odaklanılmakta, bu yorumlar gerçeğe ulaşmada deneyime dayandırılarak bir bakış açısı olarak görülmektedir. Bu yöntem ile özellikle kişilerin yaşamları boyunca oluşturduğu sosyal bağlantılık ve bu bağlantılardaki değişimler hakkında bilgi toplanmaktadır (Gürbüz ve Şahin, 2015, s. 397). Tamamen sosyal bilimlere dayanan yaşam öyküleri, belirli bireyler ya da olaylar hakkında kişilerin hatırladıkları biyografik malzemelerden oluşmaktadır (Giddens, 2005, s. 638). Bu çalışmada ise suç olgusuna yaklaşımlar, suça sürüklenme nedenleri, tahliye sonrası sorunlar, ihtiyaçlar ve beklentiler yine kişilerin yaşadıkları ve tanıklık ettikleri olaylar üzerinden tartışılmıştır. Verilen bilgilerden hareketle bazı temalar belirlenmiş ve aynı kriterler bağlamında her bir katılımcının yaşam öyküsüne ayrı ayrı yer verilmiştir. Yine her bir katılımcı için kartvizitler oluşturulmuş ve bu kartvizitler, katılımcıların öyküleri içerisinde tablo olarak belirtilmiştir. Görüşmelerin sadece erkeklerle gerçekleştirilmesi, çalışmanın sınırlılığının oluşturmaktadır. Suça sürüklenen çocukların, çoğunun erkek olduğu yukarıda da ifade edilmiştir. Bu nedenle kartopu yöntemiyle erkeklere ulaşılması daha mümkün olmuştur. Ayrıca farklı suç türlerine sürüklenen katılımcılara ulaşılmasına rağmen devlete ya da topluma karşı suçlar gibi çocuklar arasında yaygın olmayan bazı suç türlerine sürüklenmiş çocuklara ulaşılamamıştır. Son olarak bu çalışmada sembolik etkileşimcilik perspektifinin esas alınmış olması, bu çalışmanın bir sınırlılığı olarak görülmelidir. 8

Hedef paragraf seç3