Dolayısıyla bu araştırmanın odaklandığı temel problemler, çocuk suçluluğunun nedenlerini öğrenmek, çocuk yaşta suça sürüklenenlerin tahliye sonrası hangi sorunları yaşadığını, hangi ihtiyaçlara sahip olduğunu ve geleceğe yönelik beklentilerinin neler olduğunu belirlemektir. Literatür analiziyle birlikte esas olarak nitel yöntemin kullanıldığı bu çalışmada, çocuk yaşta suça sürüklenen dokuz kişiyle görüşülmüş ve onların yaşam öykülerinden hareketle suça sürüklenme hikâyelerine, cezaevi yaşantılarına, tahliye sonrası dışlanma ve toplumsal uyuma ilişkin deneyimlerine yer verilmiştir. Çocuk yaşta suça sürüklenenlerin; suç, suçlu, suçluluk, cezaevi gibi sapkın davranışları çağrıştıran kavramlara yükledikleri anlamları öğrenebilmek için bu çalışmada kullanılmak üzere sembolik etkileşimcilik yaklaşımı seçilmiştir. Böylelikle çocuk yaşta suça sürüklenenlerin suç sürecindeki imgelerine ve suçu anlamlandırma girişimlerine yer verilmiştir. Buna ek olarak suça sürüklenen kişiye; ailenin, arkadaşların ve çevrenin verdiği tepkiler sınıflandırılmıştır. Ayrıca suça sürüklenen gençler, yeni bir tipolojilendirme çerçevesinde anlaşılmaya çalışılmıştır. Elde edilen bulgulardan bazıları şunlardır: Çocuk yaşta suça sürüklenenlerin belirttikleri ihtiyaçlar arasında fizyolojik ihtiyaçların yanı sıra, aile sevgisi ve şefkati, psikolojik ve ekonomik destek ile istihdam desteği ön plana çıkmaktadır. Tahliye sonrası aileden; sevgi, şefkat ve dayanışma ile toplumdan dışlanmama, kabul görme ve fırsat eşitliğine yönelik beklentiler ifade edilmiştir. Devletten beklentiler ise iş ve ekonomik destekle, barınma ihtiyacının giderilmesiyle, evlilik/aile kurmayla, eğitimle, sosyal rehabilitasyonla, sicil kaydıyla ve hükümlülük süreciyle ilgilidir. Tahliye sonrası sorunlar, ihtiyaç ve beklentilere bağlı olarak ortaya çıkmıştır. İş bulmada zorluk yaşanması, gelir sıkıntısı, mesleki beceri açısından yeterli donanıma sahip olamama, barınma ihtiyacının karşılanamaması, sicil kaydının damgalamayı kolaylaştırması, aile içi iletişim problemleri, cezaevindeki yemek ücretinin ve dosya masraflarının ödenme zorunluluğu, en önemli problemler içerisinde değerlendirilmiştir. Tahliye sonrası sürecin incelenmesi, dezavantajlı çocukların karşılaşacakları risklerin azaltılmasına, suç ile yeniden ilişki kurmasının engellenmesine ve onlar için ideal bir yaşam alanı oluşturmaya katkı sağlayacak sosyal politikaların geliştirilmesine yardımcı olacaktır.