Bu bağlamda yasa dışı madde kullanan ya da bir suç sonucu hüküm almış ebeveynlerin çocuklarına yanlış örnek olma ihtimali yükselmektedir. Sadece ebeveynler bakımından değil, genel aile yapısı olarak da meşru olmayan geçim kaynağı kullanan, göç etmiş, sosyal olarak dışlanan, tek ebeveynli veya evlilik dışı birlikteliği olan aileler risk taşımaktadır[39]. Aynı zamanda ailenin refah düzeyinin gençlere sunabildiği fırsatlar üzerinde etkili olduğu bilinmektedir. Aile içi kaba kalabalık nüfus, çocuğun ve ailenin yaşam şartlarının göreceli olarak daha yetersiz olmasına, her bir çocuğa ayrılan zamanın azalmasına, uygun çocuk yetiştirme biçimi ve denetiminin sağlanamamasına ve bunlarla ilişkili olarak eğitim ve akademik başarılarının yeterince desteklemesine neden olmaktadır[44]. Düşük gelirli ailelerdeki ergenler yaşıtları ile belirgin rekabet içerisinde olup, benlik saygılarını yükseltmek amacıyla kendilerini ispatlama çabası içerisinde riskli davranışlarda bulunup suça karışabilmektedirler [45]. 2.3.2. Çevresel Faktörler Çocukların toplumla uyumlu ve toplumun içenden bir birey olarak yetişmesi aile içerisinde başlayıp çocuk 6-7 yaşlarına geldiğinde ise okul kavramı ile, öğretmenler, akranlar ile ilerleyen bireyin yetişkin olup kendi kararlarını alabilmesi ile tamamlanan süreçtir. Okul sistemi, çocuğun aileden ilk defa uzaklaştığı, toplumsal hayat içerisinde ilk defa bulunduğu bireyselleşmenin geliştiği ve gösterildiği bir model olarak görülebilir. Okul kavramı gencin bu gelişim sürecinde eğitim-öğretim, okul gibi disipliner ve kurumsal bir ortama uyum sağlama, akranları ile iletişim ve etkileşimde bulunma, onları taklit etme gibi etmenler nedeniyle önemli etkilere sahiptir. Gencin kimlik- kişilik geliştirdiği, gelecek planları yaptığı bu dönemde okul ödev, sınav, kural gibi faktörlerle gençlere sorumluluk kazandırmakta ve rol model olabilecek öğretmenleri de bünyesinde barındırabilmektedir. Yapılan araştırmalar ile okulun her boyutuyla çocuk suçluluğu ile baş etmede önemli bir etmen olduğu gösterilmiştir[46]. Bu olumlu yanların yanı sıra okul başarısızlığı gencin kendini yetersiz ve değersiz görebilmesine, dışlanmasına, eğitimi sürdürmekte zorlamasına, okul devamsızlığına, öğretmen ve akranlarla iletişimin bozulmasına neden olabilmektedir. Önüne geçilemeyen ve devam eden okul başarısızlığı suça sürüklenmede risk etmenleri arasındadır [33]. 19

Hedef paragraf seç3