E/CN.4/2002/60/Add.2​ Sayfa 16 gerektirdi. Öğretmenlerin statüsünü iyileştirmenin önündeki engellerden biri, maaşların düşüklüğüdür. Bu, öğretmen maaşlarının memuriyetteki kademe tarafından belirlenmesi ve ücretlerin genel düşüklüğünden etkilenmektedir. Temmuz 2001 itibarıyla bir öğretmenin maaşı, 170 milyon TL ile 397 milyon TL (122 dolar-283 dolar) arasında değişiyordu.50 Pek çok yerde yoksulluk sınırının altında olan rakamlardır bunlar. Milli Eğitim Bakanlığı, Özel Raportöre Ankara’da bir öğretmen maaşının 500 milyon TL civarında olduğunu belirtmiştir. Oysa gazetelere göre yoksulluk sınırı, dört kişilik bir aile için 935 milyon TL’dir.51 37. Bir meslek olarak öğretmenliğin böylesine düşük maaşlar nedeniyle çekici olmaması, öğretmenlik mesleğine ilişkin olarak kriz sonrası bir stratejinin oluşturulmasına henüz yol açmamıştır. Özel Raportör, bu durum karşısında büyük bir şaşkınlığa kapılmıştır. Öğretmenliğin, üniversite mezunlarının arzuladıkları ancak elde etmeyi başaramadıkları mesleklere geçici ve düşük ücretli bir alternatif olarak ya da eşlerden birinin aile bütçesine katkı yapan mesleği olarak muamele görmesi, bütün Hükümetlerin ülkelerinin genç kuşaklar için ve anne-babaların çocukları için istedikleri öğretim kalitesi ve adanmışlığı açısından gerekli temelleri sağlayamaz. Bu meseleler nedeniyle, öğretmenlerin kendilerinin seslerini dinlemek, sürdürülebilir bir strateji açısından hayati bir rol oynayacaktır. 38. 1997 yılı itibarıyla, öğretmenlere, sendika kurma ve sendikalara üye olma hakkı tanınmıştır. Fakat bu özgürlük, bütün memurlara ve kamu görevlilerine getirilen kısıtlamalarla sınırlanmış, grev ve toplu sözleşme hakları tanınmamıştır. 1997 yılında yapılan değişiklik, pek çok davanın uluslararası yargı yerlerine, özellikle ILO kurullarına götürülmesi sayesinde sağlanmıştır. Nitekim Türkiye’de sendika özgürlüklerine getirilen kısıtlamalar, son 20 yılda 18 kez ILO gündemine gelmiştir. Öğretmenlerin sendika kurma haklarının inkâr edilmesi ve sendikacılara karşı cezai müeyyideler, emsal teşkil eden kararlara yol açmış, ancak bunlar Türkiye Hükümeti tarafından henüz uygulanmamıştır.52 Ayrıca, Türkiye yasaları henüz uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uyarlanmamıştır; öğretmenler ve diğer kamu görevlileri, henüz grev ve toplu sözleşme hakkına sahip değildir. Özel Raportör, ILO ile işbirliği çerçevesinde bu alandaki gelişmeleri takip edecektir; Türkiye yasalarının uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uyarlanması sürecinde – ki Temmuz 2001’de çıkarılan yasalar bu açıdan önemli bir adım teşkil etmektedir – yakın gelecekte daha ileri adımların atılmasını umut etmektedir. III. ÖĞRENİME ERİŞİMDE AYRIMCILIĞIN ORTADAN KALDIRILMASI 39. Özel Raportör, ayrımcılık gözetmeme ilkesini, insan hakları ve öğretime ilişkin yasaların temel direği olarak görmektedir. Bu ilke, kalkınma stratejilerine de dahil edilmelidir. Türkiye 50 Özel Raportör, bu rakamları sağlayan Eğitim-Sen’e minnettardır. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu Türk-İş tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçları, dört kişilik bir ailenin asgari beslenme giderlerinin aylık 307 milyon TL olarak gerçekleştiğini ortaya çıkararak, kentlerde yaşayan ücretli yoksulların durumuna dikkat çekti. Araştırmaya göre yoksullar, kırık kabuklu yumurta ya da et yerine kemik alma gibi alternatiflere başvurmak zorundaydı. (“Minimum wage earners find a way”, Turkish News, 5 Şubat 2002.) 52 Öğretmen sendikaları, ILO’da iki önemli başarı kazandı. EĞİT-SEN v. Türkiye davasında (Dava No. 1577, Rapor No. 279), Örgütlenme Özgürlüğü Komitesi, kamu sektöründe ya da özel sektörde öğretmenlerin sendikal özgürlüklerden yararlanması gerektiğine karar verdi. Benzer bir davada, (EĞİT-İŞ v. Turkey, Dava No. 1583, Rapor No. 281), Komite, Türkiye Hükümetine yaptığı yasaları ve mevzuatı örgütlenme özgürlüğünü koruma ilkesiyle uyumlu hale getirme çağrısını yeniledi. Grev hakkına ilişkin olarak ise, CEACR 2001 Raporunda yerleşik yorumunu tekrarlayarak, grev hakkına getirilen kısıtlamaların sadece temel hizmetler (öğretmenliği içermez) ve Devlet adına yetki kullanan memurlar için ve ayrıca yoğun ulusal kriz dönemlerinde geçerli olabileceğini belirtti. 51

Hedef paragraf seç3