Şekil 2.2. Bronfenbrenner'in Ekolojik Sistem Modelinin yapısı (P: person(insan), : developing
person(gelişen insan)) (Shelton, 2018) (yazar tarafından uyarlanmıştır)
Bronfenbrenner'ın çalışmalarına biyolojik değişimdeki gelişimin dahil edilmesi nedeniyle
de biyoekolojik model olarak da anılmaktadır (Şekil 2.2). İlerleyen çalışmalara psikolojik ve sosyal
süreçlerin gelişimde etkin rol alması düşüncesi, önemini de içerecek şekilde "biyopsikososyal
ekolojik gelişim modeli "ne dönüşmüştür. Kolay hatırlanabilir olması ve bileşenlerine dikkat
çekmek için model’e zaman kavramının dahil edilmesiyle Süreç-Kişi-Bağlam-Zaman (ProcessPerson-Context-Time) (PPCT) modeli daha uygun görülmüştür (Bronfenbrenner & Morris, 2007).
Süreçlerin işleyen mekanizmanın ilk basamağı yani teorik temeli olması, bireylerin çevresel
bağlamını anlamlandırmasına ve düzeni değiştirmesine olanak sağlaması nedeniyledir. Bu sebeple
süreçlerin etkisi çevresel bağlamlardan daha güçlü olduğu söylenebilir (Bronfenbrenner, 1979;
Santrock, 2002). Kişinin biyolojik, kalıtımsal özellikleri (Darling, 2007) süreçlerin yönü ve gücünü
etkileyerek kişinin gelişim modelinde birleşmelere yol açmaktadır (Bronfenbrenner & Morris,
2007).
Bronfenbrenner, etkili stratejiler tasarlamak ve bunların etkililiğini değerlendirmek için
gelişim
süreçlerini
bağlam
veya
çevre
içinde
anlamamız
gerektiğini
savunmaktadır.
(Bronfenbrenner, 1979). Bu eşdeğer ve birbiriyle ilişkili beş sistem ise şekil 2.2’ de görüldüğü
gibidir. PPCT modelini tanımlayıcı son tema ise zaman boyutudur. Mikrozaman, proksimal
süreçler içinde devam eden durumlarda durumun yok olması ile ilgili tezatlığı ifade etmektedir.
Mezozaman ise, durumun gün ve haftalara yayılan tekrarlarıdır. Son olarak makrozaman, zamanla
değişen beklentiler, toplumsal olaylar, ekonomik krizler ve afetler gibi bağlamsal değişkenlerin
birey üzerindeki etkisidir (Bronfenbrenner & Morris, 2007; Elder, Shanahan, & Clipp, 1994).
Üniversite, hastane, fabrika, atölye gibi cezaevi ortamında gündelik yaşam deneyimi, hem
bireysel hem de birleştirici gözetim (Foucault & Ergüden, 2003) içermektedir. Belli kurallara bağlı
oldukları kurumsal sistem, hem düzen kurucu hem de düzeni koruyucu olması nedeniyle (Oranlı,
13