olduğu anlayış seviyesini kastetmektedir [88]. Diğer bir önemli ifade olan ‘empatik
olma’, terapistin hastanın iç dünyası ile ilgili eş duyumunu sözel ifadelerle belirttiği
bir durumdur [89].
Empati, karşındakini anlamak olmakla birlikte bu anlama sadece o anki
yaşanan deneyimle ilgili duyguyu paylaşmak olmayıp, kişi kendi geçmişinde yaşamış
olduğu benzer duyguları hatırlamak, onları ortaya çıkarmakla da olmaktadır[85].
Empati üzerine yapılan nöroanatomik çalışmalar ile, başka birinin yaşadığı
ağrı, ağrı kendimizin olduğunda etkin olan ve ağrının duyusal bileşenini işlemleyen
bazı nöral ağları aktive ettiği gösterilmiştir. Karşıdaki kişinin ağrısına tanık olmanın
aynı
eş
zamanlı
olarak
somatosensoriyel
işlemlemeyi
de
aktive
ettiği
gösterilmiştir[85].
Literatürde empatinin farklı alt boyutlarının olduğu tartışılmakla birlikte en çok
kabul gören bilişsel ve duygusal empati olarak iki alt boyutunun olduğu yönündedir.
Bilişsel empati karşıdakinin duygusunun anlaşılmasını ifade etmektedir. Karşıdakinin
duygusunu doğru olarak değerlendirme yetisi olup bu empati türünde kişi, karşıdakini
anladığını paylaşmak zorunda değildir[90]. Duygusal empati ise, karşıdakinin yaşadığı
duyguyu hissetme ve bu duyguya en uygun tepkiyi verebilme olarak tanımlanabilir
[91]. Bu öğelerin birbiri ile etkileşim içerisinde olduğu düşünülmektedir.
Duygusal empati, bireylerin tanıdıkları kişilere veya yabancılara karşı
özverilice eylemlerde bulunması için içsel bir güç oluşturmaktadır. Bununla birlikte
literatürde duygusal empatinin şiddetin bastırılmasında önemli bir etmen olabileceği
yer almaktadır. Duygusal empatinin bilişsel empatiden daha önce geliştiği
düşünülmektedir[91] .
Empati
karşıdaki
kişinin
duygusunu
anlayabilme,
hayata
diğerinin
gözlerinden, duygularından bakabilme olarak alındığında, bireyin karşıdakinin
duygusunu tam olarak anlayabilmesi için onun mimik, jest ve davranışlarını analiz
etmesi veya konuşmadaki vurgusunu fark etmesi gerekmektedir. Bu ayırt etme sosyal
biliş ile ilgili olup otizm gibi sosyal bilişin kısmen veya yeterince gelişmediği
durumlarda kişi karşıdaki ile tam anlamda empati kuramamaktadır[92].
34