olmaması ve stresli yaşam olaylarının çocuğa yönelik fiziksel şiddet riskini artıran
etmenlerden olduğu bilinmektedir.87–89
2.4.1.4 Çocuk İstismarı ve Fiziksel İstismarın Hukuki Boyutu ve Yasal Düzenlemeler
Çocuk istismarı ile ilgili olarak günümüzdeki yasal düzenlemelere de ışık tutan gelişme,
1989’da Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu tarafından kabul edilen Çocuk Hakları
Sözleşmesi (ÇHS)’dir.
ÇHS, çocuklara yönelik tutum ve davranışlara ilişkin evrensel standartları belirleyip, tek
bir hukuk metninde toplayan ve bağlayıcı olan ilk belge olma özelliğine sahiptir. ÇHS yaşam,
sağlık ve eğitim alanlarında uyulacak standartları belirlemekle birlikte evde ya da işyerinde,
savaşta veya iç çatışma dönemlerinde, fiziksel ve cinsel nitelikte olanlar da dahil olmak üzere,
şiddete ve istismara karşın çocuklara açık bir koruma getirmeyi amaçlamaktadır.95
ÇHS, 19. Maddesi ile sözleşmeyi imzalayan devletlere “çocuğun anne–babasının ya da
onlardan yalnızca birinin, yasal vasi veya vasilerinin ya da bakımını üstlenen herhangi bir
kişinin yanında iken bedensel saldırı, şiddet veya suiistimale, ihmâl ya da ihmalkâr
muameleye, ırza geçme dâhil her türlü istismar ve kötü muameleye karşı korunması için
yasal, idari, toplumsal, eğitsel bütün önlemlerin alınması” koşulunu getirmiştir.95
ÇHS; ülkemiz tarafından 1990 yılında kabul edilmiş, 09.12.1994 tarihinde Türkiye Büyük
Millet Meclisi (TBMM) tarafından onaylanmış, 11.12.1994 tarihli 22138 sayılı Resmî
Gazetede yayımlanarak 4058 sayılı Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin Onaylanmasının
Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun ile iç hukuk düzenlemesine uyarlanarak uygulamaya
girmiş uluslararası bir sözleşmedir. Uluslararası sözleşmeler, anayasa gereği bir iç hukuk
kuralı olarak kabul edilmektedir. Bu bağlamda uluslararası sözleşmeler iç hukukta da
bağlayıcı olması nedeniyle temel hak ve özgürlükler, özellikle çocuk hakları açısından
kıymetlidir.
Hukuki olarak fiziksel istismar, TCK’ya göre yaralama suçu kapsamında
değerlendirilmekte olup; fiilin kasıt, ihmal ve taksir yoluyla işlenebileceği kabulü ile farklı
yaptırımlar öngörülmüştür.
TCK’da çocuğa yönelik fiziksel şiddet içeren eylemler özel bir suç olarak yer almamakla
birlikte; kasten öldürme, kasten yaralama, intihara yönlendirme, işkence ve eziyet suçlarına
yönelik düzenlemelerde eylemin “çocuğa, fiilin anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği
gelişmemiş kişilere, kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle ya
32