Araştırma da bu özelliklerle iki grup şeklinde ele alınmıştır. Öncellikle Abidinpaşa, Mamak ve Çandarlı bölgelerinde oturan 18 kişi ile sözlü tarih çalışması yapılmıştır. Bu mahalleler asgari ücretin altında yoksul mahalleler olmasına rağmen yoksulluk kültürünün gelişmemiş olduğunu söylemektedir. Bunun nedeni toplumsal kontrolün ve toplumsal dayanışmanın kuvvetli olmasıdır. Böylelikle bilinmektedir ki ne yoksulluk hissedilir ne de fazlaca sapkın davranışlar ortaya çıkar. İkinci grup ise Ankara Kalesi çevresi, Çinçin mahallesi ve Çandarlı’dan 12 kişi ile konuşulmuştur. Bu mahallelere girmenin zor olduğundan ve görüşmeleri mahallenin kanaat önderleri izniyle yapıldığını söyler. Mahalleler de alt yapı, toplumsal kontrol zayıftır. Aile içi şiddetin fazla olduğunu söyler. Bu mahallenin nüfusu genç nüfus oluşturmaktadır. Kişilerin çocukluk ve ergenlik dönemlerinde şiddete maruz kaldıklarını dile getirmişlerdir. Ve muhitlerinin isimleri kente gittiklerinde onların damgalanmasına neden olmakta ve kente yabancılaşmakta ve yalnızlaşmaktadırlar beraberinde sapkın davranış sergilemeleri muhtemeldir. Bu araştırmanın teorik zeminin sosyal organizasyonluk kuramı, toplumsal kontrol, damgalama ve gerilim teorisi oluşturmaktadır. Sonuç olarak bu çalışmada suçun aileden ya da çevreden öğrenilen bir davranış, eylem olduğunu. Kişinin yaşadığı çevre onun kaderini tayin ettiğini görmekteyiz. Çünkü suç işlememiş bir fail sırf bulunduğu muhittin özellikleri nedeniyle damgaya maruz kalmaktadır. Diğer bir ifadeyle fail formel işler yapmak istese bile kentten dışlandığı için tekrar kendini suç mahallînde bulacaktır. Gençlerde suça eğilim ve bağımlılık, Nurgün Oktik, Maltepe Üniversitesi, 2013 (Oktik vd., 2016: 1-18). Bu çalışma, kente göç eden ailelerin çocuklarının yaşadıkları sorunları içeren gençlik, sapma ve bağımlılık kavramlarını çerçevesinde, İstanbul Sultangazi’de Genç Olmak, Gençliğin Yaşam Kalitesi ve Yaşam beklentisi’’ araştırmasının sonuçlarının değerlendirmesini içerir. Buna göre bu çalışmada sapma, kent, göç ve yoksulluk birbirleri arasında çok karma ve ilintili bir yapı oluşturur. Tek bir nedenle açıklanması güç bir hal aldığını söyler. Çalışmanın teorik zeminin alt kültür teorisi ve sosyal öğrenme teorisi oluşturmuştur. Akers’ in sosyal yapının, sosyal öğrenme için uygun bir ortam olduğundan yola çıkarak sapmış davranışlar öğrenilmiş davranışlardır, savını ortaya atmıştır. Bu sava göre, failler davranışları sosyalizasyon süreçlerinde öğrendiğini söylemektedir. Araştırmanın bulgularına göre; çarpık kentleşme, göçün getirdiği yoksulluk ve toplumsal düzensizlik 46

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle