Thornberry, çok erken suçluların 6 yaşında suç işleyeme başladıklarını
söylemektedir. Çok erken suçluların, nöro-psikolojik bozuklukları, yetersiz aile ilgisi ve
sosyal yapıdaki aşırı dezavantajlı konumu nedeniyle suç işlediklerine ve bunun hayat boyu
devam ettiğine dikkat çekmektedir. Erken suçluların ise 6-12 yaş arası olduğunu ve suçun
en önemli nedeninin sosyal bağların zayıf olmasına bağlamıştır. Ailesinin öz denetiminin
olmamasını ve dezavantajlı kimselerin ve durumların olmasına bağlamıştır. Fakat genç
olgunlaştığında okul çevresi, arkadaş ve gençlik kültürü davranışlarını çok fazla belirlediğini
söylemektedir. Son olarak yetişkinlikte ise özerk yaşama arzusunun üstesinden gelemeyen
kişilerin alkol ve uyuşturucu kullanımı gibi problemli davranışlar göstermesi ile
sonuçlandığını söylemektedir (Güçlü ve Akbaş, 2019).
Tezin saha kısmında mülakatlara katılan avukatlara, çocukların suçu deneyimlemesi
ve mükerrer ettirmesinde; yaş, aile, çevre ve okulla olan ilişkisi özellikle sorulmuştur.
Thornberry’nin etkileşim kuramı ile sorgulanmıştır.
3.2.12. Frank Tannenbaum: Kötülüğün dramatizasyonu
Tannenbaum etiketleme ve suç arasındaki ilişkiyi geliştiren ilk kişidir. Ona göre
toplumun birey ve belirli bir grupla arasındaki olumsuz yönde etkileşimi zamanla onların
etiketlenmesine dönüştüğünü savunur (Güçlü ve Akbaş, 2019: 125). Tannenbaum çocuğun
gürültü çıkarma, cam kırma, ufak çapta hırsızlık gibi eylemleri macera, heyecan ve oyun
olarak yaptıklarını ancak bu otoritenin dikkatini çektiğinde yaptığı eylemden ötürü
tutuklanan çocuk, suçlu olarak damgalandığını ve artık geri dönülmeyen bir yola girdiğini,
suçlu yaratma sürecinin burada başladığını dile getirmektedir.
“Sonuç olarak kişi suçlu etiketini kimliğinin bir parçası kabul eder, daha fazla suç
değerini benimser ve daha fazla suç gruplarıyla birlikte olur. Özellikle tutuklanma, hapis
yatma ve hüküm giyme durumlarında etiketlenme daha fazla perçinleşir, bu kişiler resmî
kurumlarla (polis, adliye, hapishane vb.) sürekli karşı karşıya kalır. Böylece kişinin, toplum
ve adalet sistemiyle arasındaki bu negatif ilişki kısır bir döngüyle artarak devam eder”
(Paternoster ve Bachman, 2001; Akt. Güçlü ve Akbaş, 2019).
Tannenbaum’a göre bireyi suçlu yapan şey, toplumun değerlerine çatışan bireyin
resmi makamlarca damgalanması ve sonrasında toplumun bu damgalanmayı sürdürmesidir.
Şahsa yapılan bu etiket zamanla kimliğe dönüşerek bunu benimsemesine ve suçun tekerrür
etmesine neden olmaktadır.
37