Elliott’un suçluluk modeli; suçluluğun temel belirleyicisi konumunda olan
gerilim, yetersiz sosyalleşme ve sosyal çözülme olmak üzere üç temel unsur üzerinde
odaklaşmaktadır. Gerilim, bireylerin geleneksel araçlarla meşru bir hedefi gerçekleştirmede
yaşadığı başarısızlığı veya meşru hedeflerin yine meşru yollarla elde edilmesinin bloke
edilme sürecini tanımlamaktadır. “Gerilim”, aile ve okul gibi geleneksel kurumlarda daha
etkili sonuçlar doğurmaktadır. Yetersiz sosyalleşme ise, bireyin toplumsalla olan uzlaşımını
sorunsallaştırarak, hukuksal ve normsal uyumluluk durumunu riske eder. Bu nedenle
Elliott’un bu bütünleşik modelinde haklı olarak “yetersiz sosyalleşme” etmeni, suçluğun
önemli bir belirleyeni olarak ele alınmıştır. Son olarak sosyal çözülme/düzensizlik (social
disorganization), kriminojenik veya sosyal çöküntü alanları olarak nitelendirilen bölgelerde
ikamet etmek veya o bölgelerde yaşamak özellikle gençler açısından önemli bir risk teşkil
etmektedir (Kızmaz, 2005).
3.2.11. Thornberry’in etkileşim kuramı
Terence Thornberry etkileşim teorisini, sosyal öğrenme ve sosyal bağ teorileri
üzerinden inşa etmiştir. Etkileşim teorisine göre suç, birey ve sosyal çevre arasındaki
etkileşimin bir ürünüdür. Etkileşim teorisi suç olgusunu dönemsel olarak incelemiştir. Suçu
11-20 yaş arası ilk, orta ve sonraki ergenlik dönemi olarak ele alıp bu dönemdeki suçun nasıl
ortaya çıktığına bakmıştır. Ve daha sonra bu dönemler yaşam boyu suçluluğa üzerinden
genişletilmiştir (Güçlü ve Akbaş, 2019: 70).
“Thornberry’in kuramı, temel olarak suçluluğu gelişen süreç içinde gerçekleşen
olayların sonucu olarak görmektedir. Suç, nihai bir ürün olarak görülmez. Bunun yerine
suç; sosyal bağların kopmasına, anti-sosyal akranlara daha fazla bağlanmaya ve suç
davranışlarına daha fazla katılmaya sebep olan suç değerlerinin oluşumuna yol açar”
(Bartollas ve Schmalleger, 2017: 121).
Thornberry suçu açıklamaya çalışan teorilerin; sebep-sonuç ilişkilerini tek yönlü
incelemelerini, suçun farklı dönemleriyle birlikte değerlendirmemelerini ve suça neden olan
faktörlerin tüm sosyal yapıda tek düze bir etkiye sahip oldukları görüşlerini eleştirmiştir.
Birey ve toplumun karşılıklı etkileşimleri sosyal yapıyı, sosyal yapının insanların
davranışlarını değiştirdiğini söylemektedir. Suçu yaşam boyu olarak ele almasında da bir
diğer önemi bütünsel ve dönemsel olarak suça daha genel ve detaylı bir perspektiften
yaklaşılması, suç açıklama ve anlama sürecinde katkı sağlamıştır.
36