Sapkın davranışın oluşumunda, kitle iletişim araçlarının oynadığı rolü en aza
indirerek, birincil gruplara ve akran gruplarına vurgu yapılır.
4. Suçlu davranışı öğrenirken öğrenme şunları içerir: a) bazen çok karmaşık, bazen
çok basit olan suç işleme teknikleri; b) güdülerin, girişimlerin, rasyonelleştirmelerin
ve davranışların belirli yönü.
Öğrenme, cezai fiilin temelinde yatan pratik fikirler ve rasyonelleştirmeler
bakımından eşit ölçüde gerçekleşir. Hiçbir şey şansa bırakılmaz ve her şey paylaşılan
sosyal norma göre sapkın davranışların lehinde ve haklı gösterilmesine katkıda
bulunur.
5. Güdülerin ve itilimlerin çevrileceği belirli yön, yasal kuralların uyulması ve
uyulmaması gereken kurallar olarak tanımlanmasından öğrenilir.
Bu noktada, belirli sosyal sınıflar için yetersiz, yozlaşmış, yanlış veya kusurlu
olarak dezavantajlı olarak kabul edilen sosyal olarak paylaşılan kodların eleştirisi ve
kabul edilmemesi vurgulanmaktadır.
6. Amerikan toplumunda bu tanımlar hemen her zaman karışmıştır, bunun sonucu da
toplumda kanunlara ilişkin kültür çatışması vardır. Yasaların ihlal edilmesini olumlu
kabul eden tanımlar yasaların ihlal edilmesini olumlu görmeyen tanımlardan fazla
olduğu zaman kişi suç işler. Bu teorinin anahtar önermesidir.
Bu önermeye bakıldığında akılcılığın ağır bastığı görülmektedir. Seçimin
temelinde her zaman mevcut avantaj ve dezavantajların kişisel, sosyal ve olası
faktörlerinden etkilenen öznel bir değerlendirme vardır.
7. Ayırıcı birleşimlerin prensibi, kişinin suçlu kalıplarla temas ettiği ve suçlu
karışımlardan izole olduğu için suçlu olduğudur. Ayırıcı birleşimler sıklık,
devamlılık, öncelik ve yoğunluk bakımından değişir. Yani suçlu ve suça karşı
davranışlarla birleşimler bu açıdan değişir.
8. Suç davranışı suçlu ve suça karışmış kalıpların birlikteliği ile öğrenme herhangi bir
şeyi öğrenme sürecinin aynıdır. Yani, suçlu davranışı öğrenme taklitle sınırlı
değildir.
Bu önermede öğrenme sürecinin tüm tipik öğrenme mekanizmalarını
içerdiğini ve suçlu davranışın kazanılması basit bir taklitten kaynaklanmamakta,
29