varılmasına ilişkin kurallar, ahlak kuralları. Ve geri denetime ilişkin faktörler olan
fayda/yararlılık, bilgi kazanımları- 8 faktörün birleşmesi ile oluşmaktadır (Kızmaz, 2006).
Rodney Stark: Sapkın Yerler Teorisi, yerleşim yerlerinin yoğunluğu, temas
yoğunluğunu ve ahlaki kinizmi doğurmaktadır. Yoksulluk, kullanılan mekanların karışık
kullanımı, aile bireylerin fazla olması gibi özellikler de yerleşim yerinin yoğunluğu anlamına
gelmektedir. Aile bireylerinin fazla olması, bireylerin hem zamanlarının önemli bir kısmını
ev dışında geçirmelerine hem de çocuklar üzerinde ebeveynsel denetimin azalmasına yol
açmaktadır. Bu faktörler suçun artmasına etken olduğunu savunmaktadırlar (Kızmaz, 2006).
Hawkins ve Weis: Sosyal Gelişimsel Teori, insan davranışının hem toplum yanlısı
(prosocial) yanını, hem de anti-sosyal sonuçlarını açıklayabilen genel bir suç modeli
niteliğini taşımaktadır. Teoriye göre, suç ve suçluluğun engellenmesi için sosyal düzene
gerçek bir taahhüdün oluşması ve toplum yanlısı davranışların güçlendirilmesi
gerekmektedir. Bu kuram çerçevesinde, duygusal bir bağlılığın meydana gelmesini sağlayan
üç faktörün olduğu belirtilmektedir.
Birincisi, çocuk ve onların ebeveynlerinin sosyal aktivitelere katılmalarının
sağlanabilmesi için çok sayıda fırsatın yaratılmasıdır. İkincisi; çocukların ebeveynler ve
yerel topluluklarla anlamlı ilişkileri sürdürebilmesi için gereksinim duyulan entelektüel ve
fiziksel becerileri kazanabilmeleridir. Üçüncüsü ise, çocukların bu ilişkileri muhafaza
edebilmeleri için ebeveynlerinden ve toplumun genelinden sıklıkla pekiştireçler almalıdır.
Söz konusu bu faktörlerin üçü de yeterli düzeyde değilse, çocuk yalnızlaşacak veya diğer
başarısız olan çocuklarla birlikte olmaya başlayacaktır. Bu birlikteliğin sonucunda, çocuk
suçlu hale gelecektir (Kızmaz, 2006)..
Sampson ve Laub: Yaşam Seyri Teorisi (Life – Course Theory), uyuşturucu
kullanmanın kapsamlı bir açıklamasını yapmak için bu teoriyi geliştirmişlerdir. Onlara göre,
ilk çocukluk döneminde kendini gösteren anti sosyal davranış ile gelecekteki suçluluk veya
erişkin suçluluk arasında çok güçlü bir ilişkinin olduğunu savunmaktadırlar. Teoriye 3
önemli temayı içinde barındırmaktadır: yoksulluk, sapma davranışının hayat boyu devam
etmesi ve birey sapma davranışından kaçınmak için çocukluk dönemindeki deneyimlediği
sosyal destek koşullarına bağlılığıdır. Bu bağlamda erken yaşta sağlanan destek politikaları
ile yetişkin suçluluğunun önüne geçilebildiğini savunmaktadırlar (Kızmaz, 2006).
24