Çocuk Mahpusların Eğitim Hakkı: Erişebilirlik göstergeleri, çocukların ceza infaz kurumundan çıkıp dışarıdaki okula, ayrımcılığa uğramadan, düzenli ve güvenli biçimde ulaşabilmelerine odaklanmıştır. Ancak mevcut düzenlemeler ve uygulamalar, özellikle tutuklu çocukların dışarıdaki okullara gidişini tamamen engellemektedir. Hükümlü çocuklar için mümkün görünen mekanizmalara dair ise eleştiriler vardır. Fiziksel erişim, ulaşım, kayıt-nakil süreçleri, ekonomik destek ve bilgilendirme mekanizmaları gibi unsurların neredeyse tamamı ya mevcut değildir ya da veri tutulmadığı için değerlendirilememektedir. Bu nedenle erişilebilirlik göstergeleri, çocuk mahpusların örgün eğitim hakkının fiili olarak engellendiğini açık biçimde göstermektedir. Bugünkü uygulamalara baktığımızda başta tutuklu çocuklar için olmak üzere kurum dışı örgün eğitimin mümkün olmamasının yanı sıra ceza infaz kurumlarındaki çocukların örgün eğitim sistemi ile ilişkilendirilme sürecinin talebe bağlı olması ise re’sen sağlanması gereken hakkın koşula bağlanarak ihlal edilmesi anlamına gelmektedir. Kuruma yeni giren, kapatılan ve haklarından habersiz bir çocuğun bu talebi dile getirmesi beklenmektedir. Bir avukatın ifadesi bu durumu çarpıcı bir şekilde özetlemektedir: “...buradaki arkadaşların çoğu okula gidebileceğini bilmiyor, okula gidebileceklerini bilseydiler okula gelirlerdi tarzı bir beyanı da olmuştu… bizim temelde gördüğümüz sorun, çocuğun bu hakkından hiç haberdar olmaması.” 42 Talepte bulunabilen şanslı azınlık ise bürokrasinin yavaşlığı ile yüzleşmektedir. Okuldan evrak getirilmesi, kurumlar arası yazışmalar gibi prosedürlerin uzun sürmesi, çocuğun sınav dönemlerini kaçırmasına ve otomatik olarak sınıfta kalmasına neden olmaktadır. Bu hantal yapı, çocuğun psikolojisi üzerinde de yıkıcı bir etki yaratmaktadır. Bir avukatın gözlemlediği gibi, çocuklar, “hem çok hantal bir yapı var, oradaki o işlemleri yapana kadar zaten belki tahliye olurum... bir de okulu mu sıkıştıracağım araya, okulda sıkıştıracaksam bir de orada rezil olmak var gibi böyle dinamiklerin içerisinde” buluşarak umutsuzluğa kapılmaktadır. Kapalı kurumlarda kurum dışı örgün eğitime erişim mümkün değilken bir de kurum içindeki örgün eğitimle ilişkilendirme sürecinde eğitim hakkına erişmenin çocuğun talebine bağlı kılınması devletin yükümlülüklerinin ihlali anlamına gelmektedir. Devlet, eğitim hakkına müdahale etmemek ve engel çıkarmamak açısından negatif yükümlülüğünü, bu hakkı hayata geçirmek için etkin tedbir alma konusunda da pozitif yükümlülüğünü yerine getirmemekte, ihlal içinde ihlal yaratmaktadır. Kapalı kurumlarda tutulan çocuklar, kurum dışında örgün eğitime hiç bir şekilde erişememektedir; bu durum erişilebilirlik bileşeninin yapısal düzeyde ihlali anlamına gelmektedir. Engelli çocuklar, farklı dil ve kültürden gelen çocuklar veya özel koruma önlemlerine gereksinim duyabilecek diğer gruplar için herhangi bir özel erişim düzenlemesi bulunmamaktadır. Kurum dışı örgün eğitimi kurum içi sistemlerle destekleme uygulamaları (kurum içinde derslik, materyal desteği, bilgisayara ve internete erişim vb.) kısıtlayıcı güvenlik önlemleri nedeniyle eğitim hakkının hayata geçirilmesini daha da zorlaştırmaktadır. Bazı çocuk grupları, örgün eğitime erişimde ek ve daha ağır engellerle karşılaşmaktadır:

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle