Türkiye'de Çocuk Mahpusların Örgün Eğitime Erişim Hakkının İhlali Üzerine Bir Değerlendirme Raporu tutmaz. Gerilememe ilkesi ise devletlerin eğitim hakkı alanında daha önce elde edilmiş bir düzeyin altına düşmemesi gerektiğini vurgular. Bir başka deyişle, bütçe kısıtlaması veya bütçeden pay ayrılmaması, politika değişiklikleri veya kurumsal reformlar, bireylerin eğitim hakkına erişimini geriye götürecek biçimde uygulanamaz. Bu ilkeler, devletlerin hesap verebilirliğini yalnızca eylem yükümlülüğü üzerinden değil, aynı zamanda süreklilik ve ilerleme sorumluluğu üzerinden de tanımlar. Eğitim hakkının ihlali artık yalnızca erişimin olmamasıyla değil, daha önce sağlanmış olan bir hakkın geri alınmasıyla da ölçülür. Çocukların örgün eğitime erişimlerini kurum dışında sürdürebildikleri eğitimevi modelinin, tüm çocuk mahpuslar için geliştirilmesi yerine kapalı ceza infaz kurumlarında okul açma eğilimi buna somut bir örnektir. Birleşmiş Milletler denetim organları devletlerin belirli aralıklarla sunduğu periyodik raporlar üzerinden bu ilkelerin uygulanmasını değerlendirir. Komiteler, genel yorumlar (General Comments) yoluyla eğitim hakkının kapsamını, içeriğini ve ölçütlerini tanımlayarak devletlere hem teknik hem de politik düzeyde yönlendirici tavsiyelerde bulunur. Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin 13. ve 14. maddelerinde tanımlanan ilkeler doğrultusunda taraf devlet, eğitimin mevcudiyet, erişilebilirlik, kabul edilebilirlik ve adapte edilebilirlik boyutlarında ilerleme kaydetmek ve bu ilerlemeyi geriye götürecek hiçbir uygulamaya izin vermemekle yükümlüdür. Dolayısıyla eğitim hakkına dair uluslararası yükümlülükler, yalnızca iyi niyet beyanı değil, aşamalı olarak genişletilmesi ve hiçbir koşulda geriye götürülmemesi gereken, hesap verebilir bir devlet sorumluluğudur. Eğitim hakkının yanı sıra özgürlüğünden yoksun bırakılan çocuklar açısından özel düzenleme öngören temel referans belgeler; → BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 37. maddesi, özgürlüğünden yoksun bırakılan her çocuğun insancıl muamele görme hakkını ve bu tedbire yalnızca en son çare olarak ve en kısa süreyle başvurulması gerektiğini belirtir. 39. madde ise taraf devletlerin, ihmal, sömürü, işkence veya her türlü zalimane, insanlık dışı muamele mağduru olan bir çocuğun sağlığına yeniden kavuşması ve toplumla bütünleşmesi için gerekli tüm önlemleri almasını zorunlu kılar. Bu süreçte eğitim, toplumla yeniden bütünleşmenin ayrılmaz bir parçasıdır. → Özgürlüğünden Yoksun Bırakılmış Çocukların Korunmasına İlişkin BM Kuralları (Havana): Bu kuraıllar, kapalı kurumlardaki çocukların yaşlarına, cinsiyetlerine, kişiliklerine ve yeteneklerine uygun, bireyselleştirilmiş eğitim programlarına erişimlerinin sağlanması gerektiğini vurgular. Eğitimin amacı, çocukların topluma sorumluluk taşıyan bireyler olarak dönmelerini kolaylaştırmak olarak tanımlanır. BM Çocuk Hakları Komitesi’nin Çocuk Adalet Sisteminde Çocuk Haklarına İlişkin 24 No’lu Genel Yorumu da çocuk adalet sisteminin gereklerine dair çerçeveyi hatırlatmaktadır. Bu standartlar, devletin sadece eğitim imkânı sunmasını değil, aynı zamanda bu eğitimin çocuğun yüksek yararını gözeten, onurunu koruyan ve potansiyelini en üst düzeye çıkaracak nitelikte olmasını da bir yükümlülük olarak tanımlar. 15

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle