I. GİRİŞ
1. Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK); 20/4/2016 tarihli ve 6701 sayılı
Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanunu ile insan onurunu temel alarak insan
haklarının korunması ve geliştirilmesi, kişilerin eşit muamele görme hakkının güvence altına
alınması, hukuken tanınmış hak ve hürriyetlerden yararlanmada ayrımcılığın önlenmesi ile bu
ilkeler doğrultusunda faaliyet göstermek, işkence ve kötü muameleyle etkin mücadele etmek
üzere kurulmuştur.
2. Türkiye, 14/9/2005 tarihinde İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsanî veya
Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek İhtiyari Protokolü
(OPCAT) imzalamıştır. 2011 yılında onaylanarak yürürlüğe giren ve Türkiye açısından
bağlayıcılık kazanan OPCAT’in 1’inci maddesine göre Protokol’ün amacı: “Bağımsız
uluslararası ve ulusal organların, işkence ve diğer zalimane, gayriinsani veya küçültücü
muamele veya cezayı önlemek için, kişilerin özgürlüklerinden mahrum bırakıldığı yerlere
düzenli ziyaretlerde bulunacağı bir sistem kurmaktır.”
3. 6701 sayılı Kanun’un 9’uncu maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca
OPCAT hükümleri çerçevesinde ulusal önleme mekanizması (UÖM) olarak görev yapmak
Kurumun görevleri arasında yer almaktadır. Kanun’un 2’nci maddesinin birinci fıkrasının (k)
bendine göre UÖM: “İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsanî veya Küçültücü Muamele veya
Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek İhtiyari Protokol hükümleri çerçevesinde
kişilerin özgürlüklerinden yoksun bırakıldığı yerlere düzenli ziyaretler yapmak üzere
oluşturulan sistemi” ifade etmektedir.
4. 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında
Kanun’un “Çocuk Kapalı Ceza İnfaz Kurumları” başlıklı 11’inci maddesi uyarınca; “(1) Çocuk
tutukluların ya da çocuk eğitimevlerinden disiplin veya diğer nedenlerle kapalı ceza infaz
kurumlarına nakillerine karar verilen çocukların barındırıldıkları ve firara karşı engelleri olan
iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan, eğitim ve öğretime dayalı kurumlardır. (2) Oniki-onsekiz
yaş grubu çocuklar, cinsiyetleri ve fizikî gelişim durumları göz önüne alınarak bu kurumların
ayrı ayrı bölümlerinde barındırılırlar. (3) Bu hükümlüler, kendilerine özgü kurumun
bulunmadığı hâllerde kapalı ceza infaz kurumlarının çocuklara ayrılan bölümlerine
yerleştirilirler. Kurumlarda ayrı bölümlerin bulunmaması hâlinde, kız çocukları kadın kapalı
ceza infaz kurumlarının bir bölümünde veya diğer kapalı ceza infaz kurumlarının kendilerine
1