İŞKENCE – İNSANLIK DIŞI VE KÖTÜ MUAMELE
● Cezaevinde bulunan çocuklarla heyet üyelerince yapılan görüşmelerde, infaz koruma
memurları tarafından yoğun bir şekilde kötü muamele ve işkenceye maruz bırakıldıkları
ifade edilmiş, infaz koruma memurlarından S.T ve A.Ç başta olmak üzere çocuklara
şiddet uygulandığı, bu şiddetin el ve ayağa jop vurmak (falaka) ve birçok memur
tarafından birlikte darp edilmek suretiyle gerçekleştiği, hatta yaşanan şiddet olaylarının
birinde ağlayan çocuklardan birinin ağzına memur tarafından ayakkabı ile basıldığı
belirtilmiştir.
Söz konusu şiddet eylemlerinin bir bölümünün hiç çekinmeden kamera önünde
uygulandığı bir bölümünün ise kameranın görmediği veya bulunmadığı başmemurluk
odası, müdür odası, psikolog odası, SEGBİS odası, merdiven altları ve mahkûm kabul
birimi gibi yerlerde uygulandığı ifade edilmiştir.
Bahsedilen şiddet eylemlerine maruz kalan çocuklardan kendi istekleriyle hastaneye
sevk edilmek istemediklerine dair dilekçenin zorla alındığı, şiddet sonrası dilekçe
yazamayacak durumda olan çocukların yerine aynı koğuşta bulunan arkadaşları
tarafından dilekçenin yazılmasının istendiği ve söz konusu şiddet eyleminin şikayete
konu edilmemesi için çocukların tehdit edildiği, bu hususta cezaevi müdürüyle görüşme
yapılmasının engellendiği, şikayet etmeleri durumunda sonuç alamayacakları
söylenerek psikolojik baskı kurulduğu heyet üyelerine ifade edilmiştir. Çocuklardan
birinin şiddet uygulayan memuru şikayet etmesi üzerine bir başka memurun “Onu değil
beni şikayet et.” şeklinde söylemde bulunduğu heyet üyelerine aktarılmıştır.
Çocukların taraflı koğuşta tek başına tutulan çocukla konuşmalarının yasaklandığı,
taleplere rağmen yanına hiç kimsenin alınmadığı ve tecrit koşullarının oluşturulduğu
gözlenmiştir. Bunun yanında infaz koruma memurları tarafından keyfi kurallar
konularak memur karşısında eller önde bağlı, boyun eğik ve buyruk bekler şekilde
durulmasının dayatıldığı aksi yönde hareketlerin saygısızlık olarak kabul edilip şiddet
uygulandığı ayrıca şiddet eylemlerinin yanı sıra çocuklara hakaret edildiği, her
hareketlerinin cezaya konu edilmeye çalışıldığı hatta kolunu yaralayan çocuğa kusur
atfedilerek pansumanının dahi yapılmayacağının söylendiği ve tedavisinin geciktirildiği
heyet üyelerine ifade edilmiştir. Ayrıca kendisine zarar vermeye yeltenecek düzeyde
psikolojik olarak sorunları bulunan çocukların dahi psikolog görüşme taleplerinin
sürüncemede bırakıldığı belirtilmiştir.
Görüşülen çocukların vücutlarında görülen izlere ve kendilerinden alınan bilgilere göre
birçok çocuğun akranları tarafından fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakıldığı,
bazılarının saçlarının zorla kesildiği, zorla dövme yaptırıldığı, kesici cisimlerle
vücutlarına zarar verildiği, koğuş temizliği ve iş gördürme gibi baskılarda bulunulduğu,
paralarına el konularak kantin haklarının kullanıldığı, idareye psikolog görüşü ve koğuş
değişikliği gibi dilekçelerin verilmesinin engellendiği, koğuş sorumluları tarafından
ayağın bulunduğu fayansı geçmemesi ve dizlerin birleştirilerek oturulması gibi baskıcı
3