insanların bu duruma tepkilerinin incelenmesiyle açıklanabilir. Suç, anketlere verilen
cevaplarla değil ancak doğal etkileşim içinde incelenebilir. Goffman (1961, 1963),
Lemert (1951, 1972) ve Becker’ın (2008) eserleri Etiketleme Teorisi’ni oluşturan ve suç
çalışmalarında oldukça fazla alıntılanan kaynaklar olmuştur.
“Çocukların suça
sürüklenmesi” kavramını geleneksel değerler ve sokaktaki değerler arasındaki gerilimden
yola çıkarak inceleyen Matza’nın (1990) çalışmaları da fenomenolojik bağlamda özgün
bir yer işgal etmektedir. Etiketleme Teorilerine karşılık Sosyal Kontrol Teorileri
suçluluğu zayıf toplumsallaşma ile ilişkilendirmiştir (Manning ve Raphael, 2012, s. 126).
Özetle, bu bölümde suç olgusunun anlaşılmasında sosyal etkileşime odaklanan suç
kuramları tartışılmıştır. Bu görüşe göre suç kendiliğinden dışarıda var olan bir sosyal
gerçeklik değil, toplumsal olarak inşa edilen bir olgudur. Bu süreçte yasal olarak suç
kabul edilen davranışlara ilave olarak, toplumsal normlara göre sapma olan davranışlar
da eklendiğinde kişiler suçlu olarak etiketlenebilir. Kişiler yasal olarak suç kabul edilen
davranışı kendi öznel değerlendirmelerine göre suç olarak kabul etmeyebilir. Suç
davranışı toplumsal bağlarla ve süreçlerle yakından ilgilidir. Tüm bu yönleriyle
fenomenolojik yaklaşım ile en çok örtüşen sosyolojik suç kuramları sembolik etkileşimci
kuramlardır. Fenomenolojik bakış da sembolik etkileşimci suç kuramlarında olduğu gibi
kişilerin sapkın ve suçlu olarak etiketlenme süreçleriyle ilgilenir. Diğer bir örtüşen yön
ise toplum yapısından çok bireylerin öznel deneyimlerini konu etmeleridir. Fenomenoloji
olguların nedenleriyle değil bir olgunun ne olduğuyla ve bireylerin kendi davranışlarına
yükledikleri anlam ile ilgilenir. Bu çalışmada sembolik etkileşim başlığı altında toplanan
suç kuramları da suçun nedenlerini bulmak ve toplumda değişim yaratmak ile ilgilenmez.
Etkileşimsel kuramlar suç ve sapmanın tanımı ve sosyal süreç ve etkileşimlerin anlamı
üzerinde durur. Buraya kadar çocukların suça sürüklenmesini açıklayan kuramlar
tartışılmıştır. Bir sonraki bölümde suça sürüklenen çocuk olgusu, ilgili kavramlar ve suça
sürüklenme ile ilişkilendirilen sosyolojik belirleyenler çerçevesinde incelenmektedir.
34