beyaz yakalı suçlar konusundaki temel savına terstir. Ayrıca bu çalışmalar gücün işleyiş süreçlerine değil gücün kaynağının ne olduğuna odaklanmaktadır. Gücü elinde bulunduranlar olarak genellikle elitler ve otorite sahipleri kast edilmiştir ancak bu kavramlar tam anlamıyla açıklanmamıştır. Örneğin, bir sapma veya suç davranışı bir grup eliti rahatsız ederken başka bir grubu rahatsız etmemektedir. Çatışmacı kuram içindeki çalışmalar güç dağılımı ve suç arasındaki işleyişi tüm toplum kesimlerine genellenebilir ölçekte ele almamıştır. Çalışmalar daha çok tutuklama, hapsetme, hastaneler gibi kontrol araçları konularında gerçekleşmiştir (Liska, 1992). Özetle, sosyolojik disiplin içinde çatışmacı görüş toplumsal sınıflar arası çatışmaları suç çalışmalarına konu etmiştir. Bu görüşe göre toplumda dengesiz güç dağılımı vardır ve yasal adalet sistemi güçlüyü koruyacak şekilde işlemektedir. Fenomenolojik bakış ile çatışmacı kuramın örtüşen yönleri vardır. Fenomenoloji deneyimlerin öznel doğasını vurgular. Bu görüşe göre, sapma davranışı görecelidir ve duruma bağlı değerlendirilmesi gereken bir davranıştır. Fenomenolojiye göre insan davranışının ölçülebilir evrensel kalıbı yoktur. Benzer şekilde çatışmacı kuram da, yasalarla standardize edilmeye çalışılan insan davranışlarının, gücü elinde bulunduranların çıkarlarına göre şekillendirilmesine karşı çıkmış ve “gerçek suç”un ne olduğunu sorgulamıştır. Fenomonolojik yaklaşıma göre, bir davranışın sapma davranışı olup olmadığını içinde yaşanan topluluk/toplum belirler. Bir toplumda, sapma olarak görülen davranış dünyanın başka bir yerinde hatta aynı toplumun başka alt grubunda sapma olarak görülmeyebilir. Zamanla yaşanan toplumsal değişimler de neyin sapma olup olmadığı algısını etkiler. Çatışmacı kurama göre de, suçun/sapmanın tanımı ve suça/sapmaya verilen cezalar içinde bulunulan toplum tarafından belirlenir ve güçlü olanların ayrıcalıklarının korunması hedeflenir. Diğer taraftan, çatışmacı kurumlar suç davranışına makro boyuttan bakarken, fenomenolojik bakış bireysel deneyimlerin değerine odaklanır. Çatışmacı kuram elitler ve işçi sınıfı gibi toplumsal grupların çatışan çıkarları üzerinden suçu incelemiştir fakat suç davranışının kişiler tarafından nasıl bir süreç içinde deneyimlendiği, kişilerin suçu nasıl algıladığı eksik kalan yönleridir. Bir sonraki bölümde, toplumsal yapılar arası ilişkiler üzerinden suç konusunu inceleyen yapısal işlevselci suça sürüklenme kuramları ele alınmaktadır. 17

Hedef paragraf seç3