3. SUÇ OLGUSUNA YÖNELİK SOSYOLOJİK KURAMLAR Sosyolojik kuramlar suçun doğası ve nedenini bireyin biyolojik veya psikolojik durumunda değil, toplumu bir bütün olarak görerek toplumsal yapı, düzen, toplumsal değişim, fonksiyonlar, kurumlar, toplumsal etkileşim ve güç dağılımında arar. Bu bağlamda, suçluluk ve de suça sürüklenme çalışmalarının sosyolojik gelenek içinde edindiği yer üç temel paradigma altında incelenmektedir. Çatışmacı Kuramlar, Yapısal İşlevselci Kuramlar ve Sembolik Etkileşimci Kuramlar, suça sürüklenme olgusunu sosyolojik açıdan anlamaya ve açıklamaya ışık tutmaktadır (Brown ve diğerleri, 2010; Giddens, 2006; Haralambos, Holborn ve Heald, 1995; Macionis, 2013; Siegel, 2016). Çatışmacı Suça Sürüklenme Kuramları Çatışma teorisi suçu ekonomik ve politik güç dağılımı, toplumsal sınıf, güç ve otorite ilişkileri ve kültürel farklılıklar ile açıklar. Bu görüşe göre yasalar güçlü olanların kendi faydaları için düzenlediği araçlardır. Çatışmacı perspektifi temel alan ve suçu toplumsal güç eşitsizliği ile açıklayan suç çalışmaları eleştirel suç bilimi ve yeni suç bilimi isimleri altında da anılmıştır (Brown ve diğerleri, 2010; Giddens, 2006; McLaughin, 2010; Siegel, 2016). Taylor, Walton ve Young tarafından 1973’te yazılan “Yeni Suç Bilimi” isimli eser, suç ve sapma teorilerinde, öncesindeki döneme göre yeni bir başlangıç olmuştur. Yazarlar sapmanın biyoloji, kişilik, anomi, sosyal düzensizlik veya etiketleme gibi faktörlerle belirlendiği fikrine karşı çıkmıştır. Onlara göre suç ve sapma kapitalist sistemdeki toplumsal eşitsizliklere bir tepki olarak ortaya çıkmaktadır. Yeni suç bilimine göre suç ve sapma toplumda yöneten konumdakilerin güçlerini koruma çabalarıyla yakından ilişkilidir. Bu görüşe göre yasalar toplumsal güce sahip olanların ayrıcalıklarını sürdürmek üzere oluşturulan ve kullanılan araçlardır (Giddens, 2006, s. 803). 1968’de gerçekleştirilen Ulusal Sapma Konferansı (National Deviance Conference) sosyologlar arasında geleneksel suç biliminin sorgulandığı ve yeni bir suç bilimi veya suç bilimine alternatif fikirler ortaya çıkaran bir mecra olmuştur. Yeni Sapma Teorisi, kabul edilen dünyanın aslında olandan farklı olduğuna inanır. Bu teori, güçlü olanın işlediği suçun güçsüz olanın işlediği suçtan daha yıkıcı etkileri olduğunu belirtir. Bu teori toplumdaki güç dengesizliği, yasaların güçlüleri koruyacak şekilde düzenlendiği gibi konulara dikkat çekmiştir. Yeni suç biliminin tanımladığı bakış açısına dayanan çeşitli 15

Hedef paragraf seç3