mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Fenomenolojik desen eksenindeki bu çalışmaya göre,
suça sürüklenmiş kız çocuklarının suça sürüklenme üzerine algısı anlaşılmaya
çalışılmıştır. Suça sürüklenmiş 17-18 yaş grubundaki kız çocuklarının kişiler arası
ilişkiler ve bağlam çerçevesinde, hisleri ve ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak
davranış geliştirdikleri ortaya konmuştur (Parlak ve Ekşi, 2017). Sonuç olarak, kız
çocuklar aile ve çevre ilişkileri içinde yaşadıkları gerilimlerle baş etmede yaşadıkları
yetersizlik ve çaresizlik sonucunda antisosyal davranışlara ve suç işlemeye
sürüklenmektedir. Sadece suça sürüklenmiş kız çocuklarla yapılan çalışmalara göre, kız
çocuklarının gerilim kaynağı olarak aile ve sosyal çevrede yaşadıkları ilişki gerilimleri
ön plana çıkmaktadır.
Çocukluk ve gençlik çağında kız ve erkek ilişiklerini konu edinen fenomenolojik
bir çalışma (Taylor ve diğerleri, 2017) gençlerde cinsiyete göre farklı şiddet tanımı ve
eğilimlerini ortaya çıkarmıştır. ABD’de 30 lise öğrencisi ile odak grup çalışması, yarı
yapılandırılmış mülakat yoluyla erkek ve kızlar arasında sevgili şiddeti deneyimleri elde
edilmiştir. Bu çalışmaya göre, erkek öğrenciler sevgili şiddetini fiziksel göstergelerle
ilişkilendirirken, kız öğrenciler ise şiddete uğrayanın duyguları üzerinden şiddeti
tanımlamıştır. Şiddet algısında cinsiyete özgü farklılıklar olsa da, hem kız hem erkek
öğrenciler daha çok kızların flört/sevgililik ilişkisinde şiddet gösteren taraf olduğunu
belirtmişlerdir (Taylor ve diğerleri, 2017). Bu noktada şiddete başvurma sıklığı ile şiddet
türü ve etki gücünün paralel olmayabileceği not edilmelidir.
Fenomonelojik suça sürüklenme çalışmalarının genellenebilir sonuçlara ulaşma
hedefi yoktur ve bu yönüyle, cinsiyet konusunda, araştırma süreci ve sonuçları genel suç
literatüründen farklılık gösterir. Fenomenolojik çalışmalarda amaç bir fenomeni
derinlemesine anlamaktır. Bu nedenle, bu tür çalışmalar çoğunukla derinlemesine
mülakat yoluyla ve az kişi ile gerçekleştirilir. Bu durum, amaçlı örneklem yoluyla bir
çalışma grubu seçmeyi mümkün kılar. Böylece fenomenolojik suça sürüklenme
çalışmalarında araştırmacı sadece kız çocuklar ile, sadece erkek çocuklar ile veya karma
bir grupla çalışmayı amaçlı olarak tercih eder. Genellenebilir sonuçlara ulaşma hedefi
olan çalışmalar genelde anket gibi araçlarla ve çok geniş örneklem grupları ile
gerçekleştirilmektedir. Suça sürüklenmiş çocuklar içinde erkek çocuklar kız çocuklara
göre sayıca fazladır (Çifci, 2008, Erdoğan, 2010; Junger-Tas, Ribeaud ve Cruyff, 2004;
Kurtuluş ve diğerleri, 2009; Küt, 2006; Regoli, Hewitt, Delisi, 2014; Şahiner, 2010).
Böylece, geniş gruplarla yapılan çalışmalardan elde edilen bulgular çoğunlukla suça
69
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle