ebeveynlerinin düşük eğitim düzeyi, ailenin düşük gelir düzeyi, kalabalık aile gibi değişkenlerin suça sürüklenme ile yüksek ilişkili olduğu ortaya konmaktadır (Cömert, 2018; Dinç, 2013; Dündar, 2019; İslamoğlu, 2017). Suça sürüklenme ve akran ilişkilerinin incelendiği sosyolojik bir tezde, suça sürüklenen çocukların suç işleyen akran oranları %50’nin üzerinde olarak bulunmuştur (Taşkın, 2019). Suça sürüklenmiş çocukların arkadaş çevresi üzerine bir tezde ise, çocukların suçlu arkadaş çevresi ile suç işleme arasında olumlu ilişki bulunmuştur. Bu çalışmada çocukların suç davranışının akran ilişkileri içinde öğrenildiği ve gerçekleştiği sonucu elde edilmiştir (Köseoğlu, 2011). Suça sürüklenme çalışmalarında incelenen diğer bir konu çocuğun ailesidir. Bazı tezlerde elde edilen sonuca göre, çocukların suça sürüklenmelerinin kaynağı çocukların ailelerinde yeterli ilgi ve sevgi ortamının bulunmamasıdır (Demiray, 2018; Yardımcı, 2020). Suça sürüklenme alanında, çocukların bu süreçte ne yaşadıklarıyla ilgili derinlemesine nitel bilgiye ihtiyaç vardır. Bu bilgiye bizzat ilgili fenomeni deneyimlemiş çocuklar yoluyla ulaşmak, bu konunun çocukların bilincinde ne şekilde yaşandığını anlamak konuyu açıklamaya katkı verecektir. Bu doktora tezi ile genelde suç araştırmaları, özelde çocukların suça sürüklenmesi literatürüne hizmet edecek nitel bilgiler sunulmaktadır. Fenomenolojik metodolojinin benimsendiği bu çalışma literatüre metodolojik olarak da özgün bir katkı sağlamaktadır. Fenomenolojik nitel araştırma yaklaşımı ile gerçekleştirilen bu tezde, suça sürüklenen çocukların “ne” yaşadıkları, ne yaşadıklarını nasıl anlamlandırdıkları ve bu yaşananları hangi bağlamda “nasıl” yaşadıkları fenomenolojik bir çerçevede konu edilmektedir. Bu tez ile çocukların suça sürüklenme öncesinde, cezaevi sürecinde ve cezaevi sonrası deneyimlerinin ve bu deneyimlerine dair algılarının sosyolojik bakış açısıyla ve yorumlayıcı bir anlayışla ortaya konması hedeflenmiştir. Suça sürüklenmenin nedenleri ve suça sürüklenme konusundaki istatistiki bilgiler bu olguya ilişkin çeşitli genellemeler sağlamaktadır. Fakat çocukların ve gençlerin suça sürüklenme yaşam deneyimlerini ve bu deneyimleri nasıl anlamlandırdıklarını tespitte istatistiki bilgiler yetersiz kalmaktadır. Bu bağlamda çocukların suça sürüklenme deneyimlerini kendi öznel bakış açılarından anlamak gereklidir. Bu çalışma ile suça sürüklenen çocukların ne yaşadığını ve nasıl yaşadığını anlamak amaçlanmaktadır. Çocukların suça sürüklenmesinin toplumsal bağlam içinde, aile, eğitim kurumları, toplumsal ilişki ağları ve öznel suç algısı boyutunda nasıl şekillendiğini, hangi yaşantıların nelerle nasıl etkileşerek çocuğu suça ittiğini 2

Hedef paragraf seç3