İlgili Araştırmalar Suça sürüklenmiş çocuklarla ilgili birçok çalışma bulunmaktadır. Kronolojik olarak bakılacak olursa bu konudaki en eski temel kaynaklardan biri Şensoy'un (1949) “Çocuk Suçluluğu, Küçüklük, Çocuk Mahkemeleri ve İnfaz Müesseseleri” adlı kitabıdır. Kitap iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, Türkiye'deki ve diğer ülkelerdeki çocuk suçluluğunun durumu, çocuk suçluluğunun meydana geldiği yer, suçun işleniş biçimi ve çocuk suçluluğunun sebepleri açıklanmıştır. İkinci bölümde küçükler konusu ele alınmış ve Türk Ceza Kanunu'na (TCK) göre küçüklerin cezaya tesiri verilmiştir. Gölcüklü'nün (1962) üç bölümden oluşan “Türkiye’de Çocuk Suçluluğu Hakkında bir Araştırma” adlı çalışması, çocuk suçluluğunun nedenleri, önlenmesi ve çocuk suçluluğuna karşı alınması gereken önlemleri içermektedir. Birinci bölümde Türkiye'de çocuk suçluluğu genel, en yaygın suç türü, şiddeti, yeri, suç biçimi, yaşla cinsiyet olarak altı temel başlığa ayrılmıştır. Çocuk suçluluğunun sebeplerini kişisel ve toplumsal nedenlere ayırır. Önleyici tedbirler bölümünde, kişisel ve toplumsal sebepleri ortadan kaldıracak uygulamalara atıfta bulunularak, suç öncesi suç önleme, suçların yetkili makamlarca kovuşturulması, uygulanacak tedbirlerin seçimi ve karşı alınan tedbirlere ilişkin yaptırım tedbirleri anlatılmaktadır. Çataloluk (1983), bu konuya “Çocuk Suçluluğu” adlı makalesinde çocuk suçluluğunun tanımıyla başlamıştır. Dünyayla ülkemizde çocuk suçluluğunu anlatıyor. Türkiye’de en çok gençlerin işlediği suçların tek bir kişiye karşı işlenen cinayetten tokatlamaya kadar en uzun cezalarla işlenen suçlar olduğuna dikkat çekti. Malvarlığına karşı suçların genel özelliği, tek başına ve ekonomik nedenlerle işlenmeleridir. Okullar üzerindeki kontrolün artırılması, çocuk suçluluğu konusunda bilimsel araştırmalar, cezaevleri ve özellikle gençlere yönelik ceza infaz kurumlarının açılması, çocuk mahkemelerinde çalışanların uygun şekilde eğitilmesi ve üniversitenin acilen ihtiyaç duyulan önlemler olduğunu kaydetmiştir. Attar (1992), “Suçlu Çocukları Yeniden Eğiten Kurumların Yönetimi” adlı doktora tezinde çocuk ceza infaz kurumlarının (ıslahevi ve cezaevleri) bugünkü amacı, yapı ve davranış boyutları üzerinde çalışmıştır. Araştırmasının sonunda çocuk ceza infaz kurumlarının oldukça merkezi bir yapılanmaya sahip oldukları ve toplumun diğer kurum ve kuruluşlarından soyutlanarak çok fazla ilişki içinde bulunmadıkları sonucuna varmıştır. Ayrıca ceza infaz kurumlarının kapalı olmalarının, görevli personelin genel olarak eğitim seviyesinin düşük olmasının, merkezi yönetimin her şeyden üstün tuttuğu 33

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle