ateşten ve tehlikeli silahlardan uzak tutmaya ve kontrol altına almaya yönelik
yasal metinler benimseyerek bunları uygulamak için gerekli mevzuatı
çıkarmalıdır. Pekin ve Riyad İlkeleri olan “Özgürlüğünden Yoksun Çocukların
Korunmasına İlişkin uygulanmalar, ülkelerde kurulmuş bir aracı kurum veya
kurulacak diğer organlar tarafından denetlenecektir. Kurulan aracı kurum, düzenli
aralıklarla oluşturacağı asıl işlevi olan uygulamanın daha da geliştirilmesi için
mücadele etmelidir. Ülkeler, çocukların uyuşturucu madde kullanmasını ve
satmasını önlemek için mutlaka gerekli yasaları çıkarmalı ve uygulamalıdır.
Yetkili kuruluşlar tarafından görevlendirilen veya görevlendirilen suçla mücadele
personeli ile iletişim ve eğitimde, onların adli görev üstlenmelerini ve rehberlik
faaliyetlerini yürütmelerini engellemek için ellerinden geleni yapmalıdırlar. Bu
amaçla ilgili personele gerekli formasyon eğitimi yapılmalıdır.
5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu
3 Temmuz 2005 senesinde yürürlüğe giren “5395 sayılı Çocuk Koruma
Kanunu’nun (ÇKK)” amacıysa birinci kısım madde 1’de “Korunma ihtiyacı olan veya
suça sürüklenen çocukların korunmasına, haklarının ve esenliklerinin güvence altına
alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek” olarak belirtilmiştir. ÇKK’yle de çocuğun
bir suça karıştığı olduğu değil, suça sürüklenmiş olduğu belirtilmiştir. Diğer bir deyişle
suça bulaşan çocuk fail değil mağdurdur. Bu durumun tabii neticesi olarak da suça
sürüklenmiş olan çocuğa ceza verilmesi değil; onun korunması esas alınmalıdır. Bu
bağlamda suça sürüklenmiş çocuklar için alınan eğitim önlemleri çocuğun yaşamını
düzenlemeye; çocuğa ve ailesine danışmanlık hizmeti vermeye ya da çocuğun aileden
alınarak kuruma yerleştirilmesine yönelik olmaktadır (Akyüz, 1983).
Türk hukuk sisteminde “suçlu çocuk yoktur, suça sürüklenen çocuk vardır” ilkesi
ile suça sürüklenen çocuk ifadesi 2005 yılında kabul edilen “5395 Sayılı Çocuk Koruma
Kanunu” 3. Maddesinde belirtilmiştir. Kanunda “suçlu çocuk, suç işlemiş çocuk”
ifadeleri çocuk hukuku ilkeleriyle bağdaşmadığından kullanımı sakıncalı bulunmakta ve
bu ifadelerden özellikle kaçınılmıştır (Aydemir, 2018). Buna bağlı olarak ÇKK ile
çocuklara özel yargılama usullerini etkileyen önemli değişiklikler gözlendiği
anlaşılmaktadır.
Amacı, “korunma ihtiyacı olan veya suça sürüklenen çocukların korunmasına,
haklarının ve esenliklerinin güvence altına alınmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemek
olan 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu”, korunma ihtiyacı olan mağdur veya suça
sürüklenmiş çocukların haklarını korumak amacıyla uygulanmakta olan beş önemli tedbir
aşağıda belirtilmiştir:
22