tarafından işlenen suçların tür ve sebeplerindeki farklılıklardan dolayı suça dair yapılan Ceza Hukuku’ndaki tanımlamalarla belirlemenin yanlış ve eksik olduğunu söylemektedir. Çocuklar yasaların suç olarak kabul ettiği davranışları bilmezler, kolayca kandırılabilirler ve yetişkinler kasıtlı olarak çocukları zorlama ve teşvik etmede etkendirler (Söyüt, 2017). Yavuzer’e göre (2015) “suç işleyen çocuk yoktur, suça itilen çocuk vardır”. Bu sebeple çocuk suçluluğu durumunda, “suçlu” kavramına değil, çocuğu suç işlemeye neyin motive ettiğine bakılması gerekir. Saldırım (2013) çevrenin çocuk suçluluğu olgusu üzerindeki etkisinden şu biçimde bahsetmiştir: “Bakım ve korunmaya muhtaç, fiziksel ve zihinsel gelişimlerini tamamlayamamış, toplumun onları eğitmekle yükümlü olduğu çocukların suç işlediklerinden değil ancak toplumun onları suça ittiğinden söz edilebilir”. Bu görüş, çocukların gelişme dönemlerinde destek ve rehberliğe ihtiyaç duyduklarını belirtmektedir. 2005 yılında yürürlüğe giren “ÇKK” kapsamında bir çocuğun kanunlarda suç sayılan bir eyleme dahil olması “suça sürüklenme” olarak kabul edilmiştir. “ÇKK”nin 3. maddesinde, “suça sürüklenen çocuk, yasalar uyarınca şüpheli suçlar nedeniyle soruşturulan veya kovuşturulan ya da davranışı nedeniyle, suç işlemeye arar veren çocuk” olarak tanımlanması yapılmıştır. Bu durumda yasalar çerçevesinde suça karışan çocuğun bir suçlu olarak görülmediği, hatta suçun mağduru olarak değerlendirildiği anlaşılmaktadır. Bu sebeple de suça sürüklenen çocuğa ceza verilmesi değil, korunması temel amaç olarak kabul edilmektedir. Fakat bu anlayış suça sürüklenen çocuğun her türlü yaptırımdan muaf tutulmasını kapsamamaktadır. Burada esas olan suça sürüklenmiş çocuğa uygulanmasına karar verilen cezanın çocuğun durumuna ve fiiline göre orantılı uygulanması gerektiğidir. “765 sayılı TCK”ye göre çocukların cezai sorumluluk yaşı 11’dir. Bu kanunun 53/1. Maddesine göre “suç tarihinde 11 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında tatbikat yapılamaz ve ceza verilemez.” “5237 sayılı TCK”de, cezai sorumluluğu olan çocukların yaşları ve ceza süreleri madde 31’de açıklanmıştır: Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiili algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu 12

Hedef paragraf seç3