çocuk kavramına farklı bakabilmektedir. Azgelişmiş ülkelerde klasik anlayış
çerçevesinde çocuk iktisadi boyutta aileye katkıda bulunabilecek kişi, daha sonraki
süreçteyse aile için bir sosyal güvenlik vasıtası manasına gelmektedir (Kulaksız, 2014).
Çocuklar, çocukluklarından itibaren aile geçim sorumluluğunu üstlenmekte, yaşlılık
döneminde evde yaşlı bakımına yönelmektedir. Ancak modern dünyada çocuk bir “kişi”
olarak görülmeye başlanmıştır. 20. yüzyılın, çocukların ve gençlerin yüzyılı olduğu
söylenebilir. Bu yaklaşımda çocukların bilgilendirilmesi, demokratik bir bağlamda
kendilerini ifade edebilmeleri, aktif vatandaşlar olmaları ve toplumsal roller edinmeleri,
topluma ve toplumsal yaşama katılma hakkının korunması önemlidir (Akyüz, 2013). Söz
konusu yeni perspektif, Sanayi İhtilali sonrası aydınlanma döneminde burjuvazinin
öncülüğünde geliştirilmiş, çocukluğun farklı gelişimsel ve kişisel özelliklere sahip olduğu
ve çevresel faktörlerden etkilendiği vurgulanmıştır (Yolcuoğlu, 2015).
Suç Kavramı
İnsanlığın tarihi kadar eski olan “suç” terimi her toplumda, kültürde, geçmişten
bugüne değişik tanımlamalara sahip olmuş ve anlamlar değiştirmiştir. Suç kavramı,
toplumsal düzenin sürekliliği bakımından korunması gereken değerlerin ve bu değerlerin
muhafaza edilmesine ilişkin kuralların bilerek ya da bilmeyerek ihlal edilmesine neden
olan eylemleri kapsar. Benzer bir şekilde Durkheim (akt. Demirbaş, 2016) da 1985’te
suçu kolektif duygulara veya düşüncelere aykırı eylemler olarak tanımlamıştır. Suç,
toplum için zararlı ya da tehlikeli görüldüğü için yasaklanan, yaptırım konusu olan ve
karşılığında cezalandırılan davranışları içerir (Uyar, 2009). Basit bir ifadeyle suç,
başkalarına zarar verme, özgürlüklerini kısıtlama ve toplumsal düzenin işleyişini bozma
eylemlerini içerir.
Toplumca uygun kabul edilen davranışlardan sapma durumu her kültürdeki her
yaştan bireyler için mümkündür. Suçun faili bir birey olmasına rağmen aslında suç sosyal
bir olaydır (Göver, Şenol, aktaran Henry, Lanier, 2017). Çünkü suçun sonucu, suç
işleyenleri ve toplumu etkiler. Suç kavramının olumsuz bir olay olarak tanımlanarak bir
yaptırıma söz konusu olması, insanların toplum içinde kurallara göre yaşamalarını
sağlamaktadır (Ata, 2018).
Durkheim, suçun her toplumda farklı şekilde işlenebileceğini, insanlar ve kurallar
olduğu sürece ona karşı çıkanların da olacağını, suçsuz toplum olamayacağını
vurgulamıştır (Arısoy, 2009). Suça yasal yaklaşımın ötesinde sosyolojik bir bakış açısı
10