haline getirerek topluma yeniden kazandırmaktır. Çocukların işledikleri her suçu mümkün olduğunca yargıdan uzak tutmasının daha iyi olduğuna inanılmaktadır. Bu doğrultuda, çocuk suçlunun öngördüğü özgürlükleri kısıtlayacak bir cezanın verilmesi şeklinde basit bir yaklaşım seçilmiştir, ancak bu aynı zamanda sorunun genişletilmesi manasına da gelebilir. Yapılması gerekli olan çocuktan intikam almak değildir, yeniden suç işlemesini engellemektir (Bilgiç, 2013). Çocuk mahkemeleri ve çocuk adalet sistemi ön planda tutulduğu ve çeşitli eğitim ve öğretim olanakları yaratıldığı bir sistemin kurulması çocuk ceza hukukuna özel bir alan kazandıracaktır (Yalçın, 2016). Çocuğun özgürlüğünü kısıtlayacak herhangi bir mahkeme cezası yerine çocuğun eğitimi daha anlamlı ve sağlıklı olacaktır (Serozan, 2005). Böylece suça sürüklenmiş çocuklar için uygulanan doğru ve erişilebilir eğitim politikaları ülkenin kısa ve uzun vadede büyük yararına olacaktır. Çocuklara özgü adalet sistemi, “Pekin asgari standart kurallar” çerçevesinde her ülkenin hukuk sisteminde farklı şekillerde düzenlenmiştir. Pekin Kuralları madde 13 kapsamında; “Tutuklu olarak yargılanmakta olan küçükler, yetişkin olan suçlulardan ayrı bir kurumda veya aynı kurum içinde ayrı bir bölümde tutulmalıdır.” Türkiye’de de uygulanan infaz sistemine göre çocuk kapalı ceza infaz kurumları ve çocuk eğitimevlerine gönderilen suça sürüklenmiş çocuklar hükümlülük, tutukluluk, yaş ve cinsiyet durumuna göre bir düzenleme ile yerleştirilir (Adalet Bakanlığı, 2019). Türkiye’de suça sürüklenmiş çocuklar için “kapalı ve açık ceza infaz kurumları” olmak üzere iki tür kurum bulunmaktadır. Kapalı kurumlar içinde çocuk kapalı cezaevleri ve açık kurumlar olarak da çocuk eğitimevleri sayılmaktadır. “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun”un 11. maddesinde; “Çocuk tutukluların barındırıldıkları kurumlar eğitim ve öğretime dayalı, iç ve dış güvenlik görevlileri bulunan yerler olduğu” belirtilmiştir. Suça sürüklenen çocukların kaldığı infaz kurumları, yetişkin infaz kurumlarıyla karşılaştırıldığında yeniden eğitim yöntemiyle anti-sosyal davranışların sönmesini, çocuğun topluma kazandırılmasını sağlayan eğitim programlarının uygulanmasına imkân tanımalıdır. Bu kurumlarda verilen eğitim hizmetleri, çocuğu düzeltmeye değil, onu yaşama hazırlamayı ve katmayı hedeflemelidir (Demir, 2019). Bu sayede de suça sürüklenmiş çocuğun topluma kazandırılması amacına daha çok yaklaşılmış olur. Aşağıda “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun”a göre “çocuk eğitimevleri” ile “çocuk kapalı ceza infaz kurumları” hakkında bilgi verilmiştir. 25

Hedef paragraf seç3