verilmektedir. Söz konusu yaklaşımda “eşit suçlar için eşit ceza anlayışı” esastır
(Uluğtekin, 2004).
Türkiye’de çocuk adalet sistemine egemen olan anlayış, çocuklardan çok suçla
cezaya odaklanan bir suç kontrol yaklaşımıdır. Klasik yöntemlerin hâkim olduğu bu
sistemde, toplumun güvenlik ve huzurunu sağlayan hâkim, savcı, infaz ve koruma
memuru ve polis gibi profesyoneller ortaya çıkmıştır. Bu çerçevede Baykara-Acar (2015)
şu soruyu yöneltmektedir: “Amacımız kanun ile çelişen çocukların güvenliğini ve
kontrolünü sağlamak mıdır? Bu, çocukların reddedilmesine neden olur mu? Yoksa
kapsayıcı mıdır?” Bu iki değişik perspektifin çocuk adalet sisteminin kurumsal yapısıyla
işleyişine aksettiği anlaşılmaktadır. Güvenlik önlemleri eklenir ve cezalandırılırsa, çocuk
suçluların topluma işlevsel bir şekilde yeniden katılmaları için fırsatlar yaratmak yerine,
önleyici hizmetler ertelenecek ve odak noktası suç olmaktan öteye gidemeyecektir.
Çocuk adalet sistemi, çocuk suçlular için adalet sistemini düzenleyen kurallar ve
bu kurallar çerçevesinde kurulan kurumlar tarafından oluşturulmakta ve yapısı bazı temel
ilkelere dayanmaktadır. Bu ilkeler temel olarak Çocuk Hakları Sözleşmesi'ne
dayanmaktadır ve uluslararası ve ulusal hukuk metinlerinde ayrıntılı olarak
tanımlanmıştır. Temel amacı çocukların topluma kazandırılması ve tekrar suç
işlenmesinin önlenmesi olan çocuk adalet sisteminin uyması gereken ilkelerden bazıları
şöyle sıralanabilir (Akyüz, 2011):
Çocuklar mümkün olduğunca ceza yargılamalarına dâhil edilmemeli ve
adalet sisteminin dışında sorun çözme yöntemleri geliştirilmelidir.
Çocuklar ve aileleri bilgilendirilmeli ve yargı sürecine katılımları
sağlanmalıdır.
Çocuklara karşı yürütülen kovuşturmalarda gizliliğe saygı gösterilmeli ve
onlara yönelik çeşitli müdahaleler arasında çocuğun kişiliği, eğitimi ve
kişisel gelişimi desteklenmelidir.
Çocuklarla ilgili alınacak her türlü önlem, eğitim ve sosyal içerme
ilkelerine dayandırılmalıdır.
Suç işleyen çocuklara yönelik yaptırımlarda sosyal önlemler
vurgulanmalıdır.
Tüm adalet sistemi, çocukların gelişmekte olan bireyler olduğunu kabul
etmelidir.
Yukarıdaki temel ilkeler doğrultusunda çocuk adalet sisteminin yalnızca suça
sürüklenen çocuğun yargılanması aşamasında değil ayrıca yargılama sonucundan sonraki
süreçte de önemli olduğu anlaşılmaktadır.
18