Öğrenim hakkı temel bir insan hakkıdır ve Anayasa ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin Ek 1 No’lu Protokolü’nde, hiç kimsenin bu haktan yoksun bırakılamayacağı açıkça belirtilmiştir. Ancak öğrenim hakkı, hiçbir koşulda değiştirilemeyecek mutlak bir hak olarak tanımlanmamış, Anayasa’da ifade edildiği üzere kapsamı kanunla düzenlenmiştir. Türkiye’de mahpusların bu haklara erişimi kanun, genelge, yönetmelikler ve protokollerle düzenlenmektedir. Bu düzenlemeler yapılırken referans alınan veya alınması gereken temel uluslararası metinler de bulunmaktadır.
Bir hakkın yasal düzenlemelerde yer almasının ardında, hak ihlalleri ve bu ihlallere karşı verilen mücadeleler tarihi vardır. Hak mücadelesi, bir hakkın yasalarda düzenlenmesiyle sona ermez. Hakkın kullanılabilmesi, bireylerde bu hakka ilişkin bilincin gelişmesi, mevzuattaki düzenlemelerin geliştirilmesi ve uygulama alanının genişletilmesi için çalışmaların süreklilik göstermesi gerekir. Demokratik sosyal hukuk devletlerinde hukukun ve cezalandırma sisteminin insancıl ve özgürlükçü olması beklenir. Bunun aksine, hapishanelerde mahpusların öğrenim hakkına ilişkin uygulamalar çoğunlukla cezalandırıcı nitelik taşımakta ve her bir hakka erişim uzun ve yorucu süreçler sonucunda gerçekleşmektedir.
Bu kitabı, hapishanedeyken öğrenimini sürdürmeye çalışan mahpusların, ceza infaz rejimine tabi oldukları süreçlerde nelerle karşılaştıklarını ve ihtiyaçlarını görünür kılmak amacıyla yazdık. Bu çerçevede hapishanelerin yapısını, öğrenci mahpusların yaşam koşullarını ele aldık ve bu koşulları iyileştirebilecek öneriler sunduk. CİSST’in iletişim kurduğu birçok öğrenci mahpusun deneyimlerinden ve aktarımlarından öğrendiklerimizi, yaptığımız araştırmalar ışığında değerlendirme, eleştiri ve önerilerle birlikte aktarmaya çalıştık.