Yabancı mahpusların sayısını, hüküm durumunu, ülkelere, cinsiyete ve yaşa göre dağılımını sorduğumuz bilgi edinme başvurusuna “Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır," denilerek cevap verilmedi. Kaç yabancı uyruklu mahpusun COVID-19 iznine ayrıldığı ve tahliye sonrasında sınır dışı edildiğini sorduğumuz bilgi edinme başvurusu da “özel araştırma gerektiği” gerekçesiyle cevapsız bırakıldı. Koronavirüs tespit edilen yabancı uyruklu mahpus sayısını sorduğumuz bilgi edinme başvurusu, "Bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum ve kuruluşların ellerinde bulunan veya görevleri gereği bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır” ve “kamuoyunu ilgilendirmeyen bilgi” maddelerine dayandırılarak cevapsız bırakılmıştır. COVID-19 iznine çıkan mahpusların istihdamı konusunda yaptığımız bilgi edinme başvurusu da cevapsız bırakılmıştır. Yurtdışından hapishane ziyareti için gelen yabancı uyruklu vatandaşlara dair sorduğumuz soruya, “kişilerin ziyarete gelebilecekleri ancak HES koduna sahip olmaları gerektiği” şeklinde bir cevap gelmiştir. Yabancı uyruklu mahpusların kendi ülkelerine gidebilmeleri için başvurdukları ülkeler arası nakil süreçlerine dair sorduğumuz soruya “nakil sürecinin devam ettiği, ortalama sürenin değişkenlik gösterdiği” şeklinde cevap verilmiştir. Öne Çıkan Başlıklar Dil, din, kültür Yabancı mahpuslara dil desteği verilmemesi sonucunda yaşadıkları problemlerin çok çeşitli alanlarda yansımaları olmaktadır. Bu sorunları tercüman eksikliği sebebiyle hapishanede haklarına ulaşamamak, dilekçe ve başvuru süreçlerinde yaşadıkları aksamalar, hapishane kuralları hakkında bilgi sahibi olamamalarından ötürü disiplin mekanizmasıyla sıklıkla karşılaşmaları olarak sıralayabiliriz. Mahpusların bu dönemde dil konusunda yaşadıkları en önemli sorun, pandemi hakkında kendi dillerinde yeteri kadar bilgilendirilmemeleri olmuştur. Pandeminin boyutu hakkında sağlıklı fikir sahibi olamamaları korkuyu artırmış ve mahpusların psikolojisine büyük zarar vermiştir. Anadillerinde TV kanalları ve radyo istasyonlarına ulaşamayan yabancı uyruklu mahpuslar kendi ülkelerindeki süreci de takip edememişlerdir. Aile ve yakınlarının durumlarından haberdar olamayan mahpusların kaygı düzeyi bu süreçte daha da artmıştır. Bu sorunlara ek olarak mahpuslardan anadillerinde mektupların engellendiği üzerine şikayetler de gelmiştir. Telefon kartlarının ücretli olması, ailelerin ziyarete gelememesi sebebiyle mektuplaşmak, yabancı mahpusların çoğunluğu için dışarısıyla yegâne iletişim aracı olarak önemli bir yerde durmaktadır. Pandemi öncesinde de Türkçe dışındaki mektuplar konusunda mahpuslar hak ihlallerine uğramaktaydı. Mektupların tercümesi çok uzun sürmekte ve bazı durumlarda tercüme ücreti mahpuslardan talep edilmekte, hatta mektupların giriş ve çıkışına izin verilmemekteydi. Bu durum bazı hapishanelerde pandemi döneminde de devam etmiş, mahpuslara mektuplarını ücretini kendisinin ödeyerek tercüme ettirmeleri gerektiği söylenmiş, bir mektubun tercümesinin aylar sürdüğü vakalar gözlemlenmiştir. 83

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle