Revirde bulunan doktor sayısının mahpus sayısına oranla az ve görüşme sürelerin yetersiz olması, halihazırda
hizmet kalitesini düşürürken pandemide bu durum çok daha yakıcı sorunlara sebep olmuştur. Doktorlarla
birebir iletişim kurulamaması sağlık problemlerinin teşhisini ve tedavisini doğrudan etkilemiştir. Mahpusların
şikayetlerini doktora değil kurumda bulunan İKM’lere aktarmaları hastane sevklerinin sürelerinin uzamasına ve
aksamalara sebep olmuştur. Hangi durumlarda COVID-19 teşhisinin konulduğu, doktorların bu sürecin hangi
aşamasında mahpusu teşhis ve tedavi ettiği, hangi belirtilerden sonra PCR testi yapıldığı ve mahpusların diğer
sağlık sorunları için alınan önlemler açıklanmamış, hapishaneden hapishaneye uygulamalar farklılık göstermiştir.
Tüm bu süreçler hastane sevklerini durdurmuş ve düzenli tedavi olması gereken mahpusların şikayetlerini daha
da artırmıştır.
Mahpuslar revire çıkarılmadıklarını, İKM’lerin kapıya gelerek şikayetlerini dinlediklerini ve bu iletişimden sonra
aktarılan bilgiye göre ilaç verildiğini belirtmişlerdir. Çoğunlukla ilaçlara erişemediklerini ve yeşil reçeteli
ilaçların temininde sorunlarla karşılaşıldığını da aktarmışlardır. Bu dönemde kronik hastalıkları olan mahpusların
hastanelerde yazılması gereken ilaçlarının ve hastane sevklerinin yapılamaması sebebiyle raporlarının
yenilenmesine karar verilmiş,69 fakat bu yenileme süreçlerinde de aksamalar yaşanmıştır. 2020 yılının sonlarında
mahpuslar revire çıkarıldıklarını belirtseler de tüm ilaçlarına erişemediklerini ve tahlillerinin yapılamadığını
aktarmışlardır. Mahpusların heyet raporu ile aldıkları ilaçların temininde de aksamalar yaşanmıştır. Bu ilaçlar revir
ve ilçe hastanelerinde yazılamadığı ancak heyetlerin bulunduğu hastanelerde yazılabildiği için, mahpuslar bu
hastanelere sevk edilmedikleri süre boyunca ilaçlarına erişememiştir. Salgının yayılmaya başladığı Mart ayından
2020 yılının sonuna kadar bazı hastanelerin ilgili bölümleri ve doktorlarının yalnızca COVID-19 için çalıştırması
ve filyasyon ekibine dahil edilmeleri, hapishanelerin bulunduğu şehirlerdeki hastanelerin COVID-19 tedavisinde
kullanılması mahpusların ilaçlarının bu hastanelerde yazılamamasına neden olmuştur. Hapishanelerin yakınında
bu kapsamda çalışan hastanelerde sağlık hizmetine erişemeyen mahpuslar hapishanenin bulunduğu bölgelerden
farklı yerlerdeki hastanelere sevk edilmmiş, mesafenin uzaması hastane sevklerinini ve ilaçlara erişebilmeyi
zorlaştırmıştır.
Revir doktoruna erişimin bile bu kadar zorlaştığı bir ortamda mahpusların ihtiyaç duydukları ruh sağlığı
hizmetlerine ve sosyal çalışmacılara erişimi bütünüyle imkânsızlaşmıştır. Mahpusların psikolojileri üstünde
büyük bir etki bırakacak böylesi bir dönemde psikolojik desteğe erişememesinin ileride farklı sağlık sorunlarına
yol açması da muhtemeldir.
Mahpuslar COVID-19 belirtileri gösterdikleri durumlarda test taleplerinin karşılanmadığını aktarmışlardır. Bakanlığın
PCR testleri için yaptığı tek açıklama şudur: “Başka bir hastalık nedeniyle acil durumlarda hastanelere sevk
edilen tutuklu ve hükümlüler, ceza infaz kurumuna döndüklerinde 14 gün izolasyona tabi tutulduktan sonra PCR
testi yapılarak sonucuna göre koğuşlara alınmaktadır.” Pandeminin ilk aylarında risk grubunda olan mahpuslar
zatürre aşısı talep etmişler, bu talepleri başlarda dikkate alınmasa da 2020 yılının sonlarında mahpusların aşıları
yapılmıştır.
69
https://shgm.saglik.gov.tr/Eklenti/40614/0/sureli-engelli-saglik-kurulu-raporlari-hakkinda-alinan-tedbirlerpdf.pdf?_tag1=8E9E267F1681690798CFAA34C4B4C33E4529FFAF Erişim Tarihi: 01.09.2021
43
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle