16 EĞİTİM REFORMU GIRIŞIMI OKULÖNCESI EĞITIMDE ÖĞRENCILERIN KURUMLARA GÖRE DAĞILIMI Kurum türüne göre dağılıma bakıldığında öğrencilerin %49,85’inin ilköğretim okullarına bağlı resmi anasınıflarında öğrenim gördüğü anlaşılıyor (Grafik 2). Resmi anasınıflarından sonra öğrencilerin en çok öğrenim gördüğü kurumlar ise %24,90’la resmi anaokullarıdır. Resmi anaokullarını, özel anaokulları (%10,72) ve toplum temelli kurumlar (%6,98) izliyor. Bu verilere göre, toplum temelli kurumlara devam eden öğrenci oranlarında son yıllarda devam eden artış eğilimi sürüyor. Örgün eğitim istatistiklerine ilk defa 2015-16 yılında dahil edilen bu kurumların sayısı içinde bulunulan eğitimöğretim yılında 2.940 oldu. 2015-16 eğitim-öğretim yılında toplum temelli kurumlarda okulöncesi eğitim alan çocukların oranı %1,7 iken bu oran 2019-20 eğitim-öğretim yılında %6,98’e çıktı. “Toplum Temelli Erken Çocukluk Eğitimi Merkezleri kademeli olarak yaygınlaştırılacaktır” hedefi doğrultusunda bu kurumlardaki öğrenci oranları sürekli artış eğilimindedir.25 İlgili kurumlarda sunulan hizmetlerin, MEB’in ilgili kılavuzları ve yönetmeliklerinde yer alan çerçeve ve vurgulanan ilkelerle ne ölçüde uyumlu olduğuna ilişkin bir değerlendirme hala yapılamadığı için gereksinim devam ediyor. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kurslarında sunulan hizmetlerin çocuk gelişimi ve çocukların din, vicdan ve inanç özgürlüğü bakımından değerlendirilmesi de çocukların iyi olma hali ve yüksek yararı bakımından önemli olacaktır. MEB’e bağlı olmayan kayıt dışı okulöncesi kurumların ne kadar yaygın olduğu, sundukları hizmetlerin ve eğitimcilerin yetkinliklerinin çocuklara etkisi incelenmesi gereken bir konudur. Eğitimcilerin yetkinliklerinin yanı sıra toplum temelli kurumların eğitimine katılan çocukların hedeflenen gelişim alanlarından nasıl ve ne düzeyde yararlandıklarının anlaşılmasına; resmi anaokulu eğitimi alan çocuklarla toplum temelli kurumlara devam eden çocukların karşılaştırılmalı incelendiği izleme ve araştırma çalışmalarına ihtiyaç bulunuyor. Bu kapsamda örneğin Sıbyan mektepleri hakkında bilgi eksikliği devam ediyor. Okulöncesi eğitimde MEB tarafından Okul Öncesi Eğitimin Güçlendirilmesi Projesi (2012-2013) kapsamında geliştirilen kalite standartlarının toplum temelli kurumlar dahil tüm okulöncesi eğitim kurumlarında uygulanması ve etkili bir mekanizma kurularak izlenmesi gerekir. Kalite standartlarının aşağıdaki ölçütleri –bunlarla sınırlı kalmayarak– içermesi; “çocuğun yüksek yararını gözeterek güncellenmesi, ebeveynler başta olmak üzere bütün toplumun bu standartlar hakkında bilgi sahibi olmasının sağlanması ve standartların ülke genelinde uygulamaya konulması” MEB tarafından okulöncesine verilen önceliği güçlendirici olacaktır: ◼◼ “lisans eğitimine sahip, uzmanlaşmış, öğrencilerinin ve kendilerinin ihtiyaç ve beklentileri doğrultusunda hizmet içi eğitimler gibi sürekli olarak gelişme olanaklarına sahip öğretmenler, ◼◼ öğretmenlerin çocukların gelişim ihtiyacına uygun tutum ve davranışlara sahip olmasını, öğretmen-öğrenci arasında duyarlı ve samimi bir ilişki oluşmasını destekleyici küçük sınıflar ve yüksek öğretmen-çocuk oranı, ◼◼ çocuğu odağa alan, çocukların bireysel farklılıklarını gözeten, her çocuğun gelişimine ve ihtiyacına uygun yöntemler içeren, yaşa ve çocukların farklı ihtiyaçlarına uygun müfredat ve materyal, ◼◼ ihtiyaca uygun fiziksel koşullara (yeterli büyüklük, temizlik, güvenlik, düzen vb.) sahip, fiziksel açıdan güvenli öğrenme ortamı, 25 ERG, 2016.

Hedef paragraf seç3