Biyolojik kuram, kişileri bedensel yapılarına göre gruplandırmaktadır. Kalıtsallık
etkilidir ve farklı bedensel yapıya sahip bireyler, çevresel değişkenlere farklı
derecede tepki vermektedir (Kıyak, 2012, s. 22). Psikolog William Sheldon, suçu
beden yapısı, “kaslı, etken tip (mesomorphs/mezomorflar)”, “daha ince yapılılar
(ectomorphs/ektomorflar)”
ve
“daha
kanlı,
canlı
olanlar
(endomorphs/endemorflar)” olmak üzere üç farklı tip üzerinden analiz etmiştir.
“Kaslı, etken tipin” suç ile diğerlerine oranla daha fazla doğrudan ilişkisi olduğu
savunulmuştur (Sheldon’dan aktaran Giddens, 2005, s. 205). Kuvvetli, göğsü geniş,
iri kemikli, el ve ayakları büyük olan mezomorflar, kendini zoraki olarak kabul
ettiren aktif insanlardır. Ektomorflar, ince ve uzun, küçük kemiklere ve küçük bir
buruna ve ince bir vücut yapısına sahiptir. İçe dönük olan ektomorflar, kronik
yorgunluktan, alerjiden, deri rahatsızlıklarından şikayet ederler ve gürültüye karşı
hassasiyetleri vardır. Endemorflar, şişmandır, fiziksel etkinlikler ilgi duymazlar,
ince kol ve bacakları vardır. Rahata düşkündürler, lüks eşyayı severler ve dışa
dönüktürler (Kara, 2018, s. 50). Sheldon’un bu kuramıyla mizaç ile fiziksel
özellikler arasında bir ilişki kurduğu ve bu ilişkiyi davranışın öncülü diğer bir
ifadeyle belirleyicisi olarak nitelediği görülmektedir.
Suça yatkınlığı belirlemede kişinin kafatasının dış yapısı, diğer bir ifadeyle dış
biçiminin de etkili olduğu savunulmuştur. Frenoloji olarak adlandırılan bu teori
Franz Joseph Gall tarafından geliştirilmiştir. Hatta ünlü dedektif Sherlock Holmes
(Özaşçılar, 2016, s. 17) karakterinde de frenolojinin, suçluların çözümlenmesinde
kullanıldığı görülmektedir.
Biyolojik kuram, şu temel özellikler üzerinden şekillenmektedir (Özaşçılar, 2016, s.
17):
Aklın organı ve kişiliğin merkezi olan beyin aynı zamanda insan
davranışının da merkezidir.
Suç tipi yaygınlığı ile suç istatistikleri incelendiğinde hem ırk hem de
cinsiyet temelli farklılıklar biyolojik temele dayanmaktadır.
Suç olarak addedilen bazı davranışların temel belirleyicileri, nesilden nesile
aktarılmaktadır ve suça yatkınlık kalıtımsaldır.
Kalıtımın yanı sıra sosyal çevre ve biyolojinin de karşılıklı etkileşimleri suçu
ve nedenlerini açığa çıkarmada önemli bir etkiye sahiptir.
66
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle