(%77) aileleri ile birlikte yaşamaktadır. Bu durum da aileleri tarafından çocuğun istismar edilme ya da çocukların ailelerinden yeterli düzeyde sosyal eğitimi alamadıkları ihtimalini akla getirmektedir (Bayındır, Özel ve Köksal, 2007, s. 105). Parçalanmış aile ile anne ya da babası vefat eden ya da ayrılan, tek ebeveynli ya da eşlerin her ikisinin bulunmadığı yapılar kast edilmektedir. Sadece baba ile yaşayan çocukların suça sürüklenme riski daha fazlayken (Eitle, 2006) kalabalık ailelerde yaşayan çocukların da suça daha kolay sürüklenme olasılıkları vardır (Seyhan ve Zincir, 2009, s. 12; Eyilik, 2012, s. 20, Bağış, 2019, s. 216). Suça sürüklenen çocukların üç ve daha fazla kardeşe sahip olduğu ve çok çocuklu ailelerden geldiği belirlenmiştir (Aksoy ve Öğel, 2004, s. 4). Yavuzer’in çalışmasında ise suça sürüklenen çocukların %62,5’i dört veya daha fazla kardeşe sahiptir (1996, s. 157). Suça sürüklenen çocukların kardeş sayılarının fazla olması, fazla kardeşe sahip olan çocukların tamamında sapkın davranışların açığa çıkacağı anlamına gelmemektedir. Ayrıca bu durum ailelerin, fazla çocuğa sahip olmamasını da salık vermemektedir. Bu durum, aile yapısında meydana gelen demografik artışın, ekonomik durumu zorlayabileceği, ebeveyn ilgisinin azalmasına neden olabileceği ve evdeki kişi başına düşen alanı azaltabileceği gibi hususlar üzerinden okunabilir. Nitekim Avcı’nın belirttiği üzere suça sürüklenen çocukların çoğunun evde kendisine ait bir odaya sahip olmadığı ve bu çocukların ailelerinin küçük bir konuta sahip olduğu görülmektedir (2008, s. 62). Ailede, anne-baba arasında yaşanan tartışma ya da cinsellik gibi belirli bir gizlilik içerisinde olması gereken davranışlara, fiziki alan yetersizliğinden dolayı çocukların tanık olması, çocukların psiko-sosyal gelişimlerini olumsuz etkileyebilir (Akbaba, 2011). Genel olarak konuttaki bireysel ortamın azalması, çocuğun evde ders çalışma olanağını azaltmakta ve akademik başarısını da olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca fiziki koşulların yetersizliğiyle karşılanamayan çocuk, psiko-sosyal ev dışı gereksinimleri ortamlara yönelerek yeterli düzeyde sapkın davranışlar gösterebilmektedir. Ebeveyn davranışı ve aile değişkenleri, riskli davranışların önlenmesinde önemlidir (Gorman-Smith, Tolan, Zelli ve Huesmann, 1996, s. 127). Ailede suç deneyimi olan birinin bulunması da sosyalleşme sürecinde ailenin etkisinde kalan çocuğun suça sürüklenmesinde etkili olan önemli bir diğer faktördür (Zimmerman, 2006, Bağış, 2019, s. 208). Ebeveynlerden her ikisinin de suça sürüklenmesi çocuğun suça 37

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle