sözleşmeler mevcuttur. Afrika Birliği Örgütü de “Çocuk Hakları ve Esenliği
Hakkında Afrika Şartı”nı oluşturarak çocuk haklarını, özgürlüklerini ve ödevlerini
tanımıştır. Fakat bu sözleşmeler farklı bir çalışmanın konusu olabilecek nitelikte
olduğundan bu sözleşmelere burada detaylı olarak yer verilmemiştir.
Akyüz, ulusal kararların uluslararası hukuk tarafından geliştirilen evrensel kriterlere
uygun olarak geliştirilmesi gerekliliğinden dolayı ulusal alanda korumanın
uluslararası koruma ile desteklenmesi gerektiğine vurgu yapmaktadır. Avrupa
Konseyi ile Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK), hem çocukların hem de
çocuk haklarının korunması konularının üzerinde önemle durmaktadır. BMGK,
çocuklara yönelik hakların tüm dünya üzerinde korunması adına bildirgeler,
sözleşmeler ve genel kuralları düzenlemekte, Avrupa Konseyi de belirlenen ilkelere
uygun sözleşmeler ile tavsiye kararlarını kaleme alarak bu konudaki hassasiyeti
pekiştirmektedir (2012, s. 6).
2.4. Suç ve Çocuk Suçluluğu
Suç ve suçluluğun nedenlerinin sistematik bir şekilde araştırılması 18. yy’dan sonra
gerçekleşmiş; Aydınlanma Çağı’nda meydana gelen bilimsel ve felsefi gelişmeler,
ceza adalet sisteminin eleştirilmesine neden olmuş ve devlet ile kiliseye karşı
tanımlanan suçlara ek olarak yazılı bir ceza kanununu içeren daha rasyonel bir
yaklaşım üzerinde durulmuştur (Dolu, 2012)
Yüzyıllardır suçluluk davranışı hem bireyleri hem de toplumları etkilemiştir. Platon,
“Kanunlar” adlı kitabında suçu, ruhun bir hastalığı olarak düşünmüş ve tutkuların,
haz arama alışkanlığının ve bilgisizliğin suça neden olduğunu belirtmiştir.
Aristoteles, suçluları toplumun düşmanı olarak görmüş; fakirlik ve devrim gibi dış
etkenlerin suç işlemeye neden olduğunu ifade etmiştir. Hippocrate ise sosyal
koşullarla birlikte beden şekilleriyle karakterin suç için itici faktör olabileceğini
vurgulamıştır (Yavuzer, 1981, s. 6).
Suç (toplumsal sapma), hukuki ve sosyolojik olmak üzere iki boyutuyla
değerlendirilmektedir. Hukuki bakımdan suç, kanun tarafından cezai yaptırımı olan
ve yasa tarafından yasaklanan hareketler bütünüdür (Yavuzer, 1981, s. 5; Demirbaş,
2016, s. 44; İçli, 2007, s. 23). Sosyolojik bağlamda ise toplumsal yaşamın
sürekliliğini sağlamak adına kontrol altına alınması gereken anti sosyal davranıştır
27