yinelenmesine neden olmaktadır. Çocukların bağımsız bir birey olarak toplumsal organizasyon içerisinde yer almasına rağmen yapmış oldukları eylemler neticesinde toplumsal bağlarını zedeleyecek bir muamele olan ötekileştirilmeye maruz kalmaları, ötekileştirilen diğer bireylere aidiyet duymalarına yol açabilmektedir. Bu döngü, çocuğun tekrar suç işlemeye yönelmesini kolaylaştırabilmekte ve toplum, çocuk suçluluğunun bir nevi yeniden üretimine katkı sağlayabilmektedir. Bu yönelimi anlamak ve açıklamak amacıyla kuramsal olarak sembolik etkileşimcilik yaklaşımı benimsenmiştir. Tahliye edilen çocuklara ilişkin verileri belirli bir sistem içerisinde düzenlemek için suça sürüklendiği andaki yaş ve ceza infaz kurumuna girdiği andaki yaş dikkate alınarak bir ayrım yapılabilir. Çünkü ceza infaz kurumuna hükümlü statüsünde giriş kaydı olanlardan ceza infaz kurumuna girdiği andaki yaşa göre çocuk (12-17 yaş grubu) olanların sayısı 869 iken suç işlediği andaki veya sanık olarak 12-17 yaş arasında yargılanmaya başlayanların sayısı 8 bin 993’tür (TÜİK, 2015). Bu çalışma kapsamında çocukların suça sürüklendiği andaki yaşı dikkate alınmıştır. Araştırma, tahliye olan eski tutuklu ya da hükümlü kişilerle gerçekleştirilmiştir. Diğer bir ifadeyle suç işlediği tarih itibariyle 12-17 yaş arasında olan ve belirli bir süre işlediği suç nedeniyle cezaevinde kalmış fakat tahliye olmuş eski hükümlüler ya da tutuklular hedef kitleyi oluşturmuştur. Tutuklu kavramı, çalışma içerisinde yer yer hükümlüleri içine alacak şekilde de kullanılmıştır. Araştırma kapsamında görüşülecek olan ve araştırmanın örneklemi mahiyetindeki tutuklu ya da hükümlü çocukların tahliye oldukları yaş dikkate alınmamıştır. Fakat etik ya da ebeveyn onayına bağlı problemler yaşamamak adına katılımcıların, reşit olmasına dikkat edilmiştir. Ayrıca tahliye sonrasına ilişkin daha detaylı bilgi toplanılabilmesi için belirli bir süre dışarıda vakit geçirmiş kişilerle görüşülmüştür. Çalışmanın, Denetimli Serbestlik Müdürlüklerinde eğitim alan, 2015 yılı ve sonrası tahliye olan 35 eski hükümlü ile gerçekleştirilmesi planlanmıştır. Çalışmanın yürütülebilmesi için İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğü üzerinden Adalet Bakanlığı’na dilekçe yazılmış ve araştırma soruları da paylaşılarak izin talebinde bulunulmuştur. Fakat COVID-19 Pandemisi gerekçesiyle izin talebi uygun bulunmamıştır. Bakanlığa gönderilen ve yanıt olarak gelen yazıya ekte yer verilmiştir. 6

Hedef paragraf seç3