Bir çocuğun eğitim hakkına erişimi, ülke genelinde standart bir uygulamaya tabi değildir; aksine, tutulduğu kuruma göre bir "piyango" niteliği taşımaktadır. İstanbul gibi büyük şehirlerde bulunan, "göz önünde" olduğu için daha sıkı denetlenen ve daha deneyimli olan kurumlar ile taşrada yeni açılmış, deneyimsiz ve yetersiz personele sahip kurumlar arasında hizmet kalitesi açısından derin bir uçurum bulunmaktadır. "Maltepe artık bence senelerin hapishanesi olduğu için... daha göz önünde olduğu için göz önünde çocuk hapishanelerin daha erişilebilir ve hakları daha erişilebilir tuttuğunu düşünüyorum." (Görüşme 1) "İstanbul Ankara İzmir buralarda bulunan kapalı ceza infaz kurumları ilk açılan kurumlar bu nedenle daha sistematik ilerleyebiliyor... Ancak büyükşehir dışındaki kapalı kurumlarda ya da çok yeni açılmış kurumlarda, personelin niteliği ve niceliğinde sorunlar yaşanıyor." (Görüşme 3) 2.4. Psikolojik ve Motivasyonel Engeller Mahpusluk deneyiminin kendisi, çocuğun eğitim motivasyonu üzerinde derin bir psikolojik baskı yaratmaktadır. Umutsuzluk, depresif ruh hali ve özellikle tutukluluk süresinin belirsizliği ("ne zaman tahliye olacaklarını bilmemeleri"), çocuğun geleceğe yönelik plan yapma ve eğitime odaklanma kapasitesini ciddi şekilde zayıflatmaktadır. "İçinde bulundukları umutsuz durum ve depresif ruh hali nedeniyle... eğitimlerine ilişkin bir gündemlerinin olmadığını görüyorduk." (Görüşme 3) Tüm çocuklar için geçerli olan bu genel engeller, belirli ve son derece dezavantajlı hale getirilen çocuk grupları tarafından daha da ağır bir şekilde tecrübe edilmektedir. 3. Katmerli Dezavantaj: Dezavantajlı Duruma Getirilen Grupların Durumu Çocuk mahpuslar eğitime erişimde önemli engellerle karşılaşsada, kız çocukları ve göçmen çocuklar gibi bazı gruplar çok daha görünmez hale gelmektedir. 3.1. Kız Çocukları: "Ötekinin Ötekisi" Kız çocuğu mahpuslar, sistem içinde en dezavantajlı duruma getirilen gruplardan birini oluşturmaktadır. Bu çocuklar, kendilerine özgü kurumlarda değil, genellikle yetişkin kadın cezaevleri içinde tek bir koğuşta tutulmaktadır. Bu durumun ciddi sonuçları vardır: Sayılarının az olması, ihtiyaçlarının ve haklarının göz ardı edilmesine yol açmaktadır. Yetişkin bir kurumda sunulan hizmetler, bir çocuk ceza infaz kurumunda sunulanlardan çok daha sınırlıdır. "Sayıca çok az oldukları için çok daha görünmez haldeler. Bu görünmezlik çocukların eğitim gibi en temel haklarına erişimini kısıtlıyor." (Görüşme 3) Bu çocuklar, sistem içinde adeta "ötekinin ötekisi" olarak konumlandırılmaktadır. "Sanki hiç yoklarmış gibi hani ötekinin ötekisi bence. Ben açıkçası öyle gözlemliyorum." (Görüşme 2)

Hedef paragraf seç3