Adli psikiyatri çalışma disiplininin kapsamına kişinin hukuki ehliyetinin tespiti, kişinin hür
iradesi ile ve sağlıklı karar verebilme yetisinin tespiti, çocuklarda ve erişkinlerde cezai
sorumluluğun tespiti, kişinin psikososyal gelişiminin ve yeterliliğinin tespiti, ruhsal travmalar
nedeniyle ve travma dışı nedenlerle meydana gelen maluliyetler, travmaların ruhsal etkilerinin
değerlendirilmesi gibi konular girmektedir.28
Çocukların dahil olduğu adli olaylarda yargılama süreçleri erişkinlerden farklıdır. Bu
süreçlerin ayrılması ilk kez Amerika Birleşik Devletleri’nde 1899 yılında gerçekleşmiştir.
Ardından hızla birçok ülkede yaygınlaşmış, ülkeler kendilerine özgü çocuk yargılama
sistemlerini uygulamaya koymuşlardır.29
Bu süreç ülkemizde 1940 yıllarında başlasa da ilk kez 1979 yılında 2253 sayılı Çocuk
Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile yasada yer
bulmuştur. Büyük şehirlerde çocuk mahkemeleri kurulmaya başlanmış, her 100000 nüfusa 1
çocuk mahkemesi kurulması planlanmıştır.30
Güncel olarak çocuk adalet sisteminin temel prensipleri ülkemizde 5395 sayılı Çocuk
Koruma Kanunu’nun 4. Maddesi ile belirlenmiştir. Bu ilkeler kanunda;
“a) Çocuğun yaşama, gelişme, korunma ve katılım haklarının güvence altına alınması,
b) Çocuğun yarar ve esenliğinin gözetilmesi,
c) Çocuk ve ailesinin herhangi bir nedenle ayrımcılığa tabi tutulmaması,
d) Çocuk ve ailesi bilgilendirilmek suretiyle karar sürecine katılımlarının sağlanması,
e) Çocuğun, ailesinin, ilgililerin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliği
içinde çalışmaları,
f) İnsan haklarına dayalı, adil, etkili ve süratli bir usul izlenmesi,
g) Soruşturma ve kovuşturma sürecinde çocuğun durumuna uygun özel ihtimam
gösterilmesi,
h) Kararların alınmasında ve uygulanmasında, çocuğun yaşına ve gelişimine uygun
eğitimini ve öğrenimini, kişiliğini ve toplumsal sorumluluğunu geliştirmesinin
desteklenmesi,
i) Çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare olarak
başvurulması,
j) Tedbir kararı verilirken kurumda bakım ve kurumda tutmanın son çare olarak
görülmesi, kararların verilmesinde ve uygulanmasında toplumsal sorumluluğun
paylaşılmasının sağlanması,
14