“Ağırlıklı olarak 15-18 yaş aralığında diye düşünüyorum. Tahminimce çünkü hem
ergenlik döneminin vermiş olduğu o öfke hani kontrolsüz öfke hem de birazcık daha
büyüdüklerini hissettikleri ve aileye karşı çevreye karşı asi oldukları dönem. Bu yüzden hani
daha çok 15-18 yaş aralığında diye düşünüyorum. Daha alt yaşlara da denk geliyoruz tabii
ki. İllaki her yaş grubundan oluyor maalesef ama genelde 12-15 hani 15- 18 ki özellikle 1518 lise çağı olduğu için daha çoğunlukta oluyor. Ama daha küçük yaşlara da maalesef ki
denk geliyoruz yani.” (A22, K, 25, 3 yıl, Erzincan)
Tüik (2020) Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuk verilerine bakıldığında
suç işleyen çocukların çoğunlukta 12-17 yaş arasında olduğu, mağdur çocukların ise 6-11
yaş arasında olduğu gözlemlenmiştir. Ayar ve Öztürk (2015)’ün çalışmalarında çocuk
suçluluğunun yaşa göre değişiklik gösterdiği, daha çok 15 yaşını doldurmuş çocukların suça
yöneldiği, 15-17 yaş oranında da suça yönelen çocuk sayısının çok olduğu, en az suç işleme
yaşının 0-11 yaş aralığında olduğu bulunmuştur. Türkiye genelinde çocukların “Kimliğe
karşı kimlik bocalaması” yani adolesan dönemde daha çok suç işlediği söylenilmektedir.
5.4.1.2. Çocuk suçluluğuna cinsiyetin etkisi
Çocuk suçluluğu araştırmalarında erkek çocuklarının kız çocuklarından daha fazla
suç faaliyetleri içinde olduğunu, erkek çocukların evden kaçma dışında, neredeyse tüm suç
türlerine orantısal olarak daha fazla katıldığı tespit edilmiştir. (Korkmaz ve Erden, 2010;
Öter, 2018; Kocadaş, 2007; Akduman vd., 2007; Canter, 1982).
Çalışma boyunca avukatların cevapları gözlemlendiğinde erkek çocukların kız
çocuklarına nazaran daha fazla suç eylemi içinde bulunması ile literatüre benzerlik
göstermektedir. Toplumumuzda erkek çocuklarının suç eylemlerine yakın olmasında,
ülkemizin tarih sahnesinde erkek figürünün güçle, özgürlükle sembolikleşmiş bir sosyokültürel veri tabanı olmasının büyük etkisi bulunmaktadır.
Erkek çocuklar kız çocuklara göre aile içinde ve evleri dışında daha serbest
davranışlar gösterebilmektedir. İçli çalışmasında kültürün, farklı yer ve zamanlarda ortaya
çıkan suç oranlarının cinsiyete göre dağılımı üzerinde etkisinin çok güçlü olduğunu, eğitim
ve çalışma olanakları ile çalışma koşullarındaki değişmelerin suçluluk oranlarını ve işlenen
suçun türünü değiştireceğini, kısaca suç aktivitelerinde cinsiyet oranının sabit olmadığını
belirtmiştir (İçli, T., 1992; Akt. Ayan, 2011).
Giddens (2005) ise “Büyük kentlerin yoksul mahallelerinde rastlanan yüksek suç
düzeyleri, özellikle genç erkeklerin etkinlikleriyle eşleşmektedir. Bu bölgelerde neden bu
70
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle